Sultan II. Abdülhamid Müzesi Nerede? Nasıl Gidilir? Müzede Neler Sergileniyor?

Yıldız Sarayı gezisinde ilgimi en çok çeken yerlerden biri kesinlikle Sultan II. Abdülhamid Müzesi oldu. (Saray gezisi ile ilgili yazımı, metnin sonunda verdiğim bağlantıya tıklayarak okuyabilirsiniz.) Aslında, Yıldız Sarayı derken tek bir yapıdan bahsetmek doğru olmaz çünkü saray kompleksi geniş bir koruluk içine inşa edilmiş köşkler, kasırlar ve üretim atölyelerinden oluşuyor. Sultan II. Abdülhamid Müzesi de bu ayrı yapılardan biri. 

Tarihi Çit Kasrı'nda bulunan müze koleksiyonu, II. Abdülhamid'in çok yönlü kişiliğini ve saray yaşamını gözler önüne seren eşsiz parçalardan oluşuyor. Bu yazımda, müzenin odalarında bir gezintiye çıkacağız; padişahın şahsi eşyalarından kendi elleriyle ürettiği mobilyalara kadar en çok öne çıkan parçaları, saray bürokrasisinin gizli kalmış detaylarını birlikte keşfedeceğiz. Ama önce müzeye adını veren Sultan II. Abdülhamid Han'ın hayatından ve müzenin bulunduğu Çit Kasrı'ndan bahsetmem gerek.  

* Saray gezimle ilgili izlenimlerime, bu yazının altında verdiğim Yıldız Sarayı Gezi Rehberi linkinden ulaşabilirsiniz.
Yıldız Sarayı'nın yerleşkesini, ziyaret güzergâhını ve saray yapılarının konumlarını gösteren  ziyaret güzergâhı harita panosu
Yıldız Sarayı ziyaret güzergâhı. Siyah çizgi ile belirttiğim yer Sultan II. Abdülhamid Müzesi'nin saray yerleşkesi içindeki konumu
Sultan II. Abdülhamid Han (Padişahlık Dönemi 1876-1909)
Osmanlı İmparatorluğu'nun siyasi, ekonomik ve sosyal açıdan en zorlu dönemlerinden birine yön veren Sultan II. Abdülhamid, 21 Eylül 1842 tarihinde İstanbul'da, Sultan Abdülmecid ile Tîrimüjgân Kadınefendi'nin oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Henüz 11 yaşındayken annesini kaybetmesi üzerine, babasının talimatıyla kendisini evladı gibi büyüten Piristû Kadınefendi'nin kanatları altında yetişmiştir. Şehzadelik yıllarında saray bürokrasisinden uzakta, nispeten özgür bir yaşam sürmüş; bu dönemde tarım, ticaret, borsa ve mali piyasalarla yakından ilgilenmiştir. Dönemin en seçkin hocalarından Türkçe, Arapça, Farsça, Osmanlı tarihi, Fransızca ve Batı müziği dersleri alarak kendini geliştirmiştir.
Yıldız Sarayı kompleksi içinde yer alan tarihi Çit Kasrı binası
Sultan II. Abdülhamid Müzesi'nin bulunduğu tarihi Çit Kasrı binası
Amcası Sultan Abdülaziz ve ardından ağabeyi V. Murad'ın tahttan indirilmesiyle yaşanan siyasi kriz ortamında, 31 Ağustos 1876'da, 34 yaşında iken Osmanlı İmparatorluğu'nun 34. padişahı olarak tahta çıkmış, tam olarak 32 yıl, 7 ay 27 gün (yaklaşık 33 yıl) tahtta kalmıştır. Tahta geçer geçmez, ilk anayasa olan Kânûn-ı Esâsî'yi ilan ederek I. Meşrutiyet dönemini başlatmıştır. Ancak kısa süre sonra patlak veren ve büyük bir yıkıma neden olan 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi), devleti eşi benzeri görülmemiş bir varoluş mücadelesine sürüklemiştir. Savaşın getirdiği ağır toprak kayıpları ve meclisteki şiddetli fikir ayrılıkları üzerine Sultan, parlamentoyu süresiz olarak kapatarak yönetim merkezini Yıldız Sarayı'na taşımış ve mutlak gücü elinde topladığı bir politika izlemeye başlamıştır.
Yıldız Sarayı kompleksi içinde yer alan Çit Kasrı'nın girişinde bulunan Sultan II. Abdülhamid Müzesi yönlendirme ve bilgilendirme tabelası
Çit Kasrı'nın girişinde bulunan Sultan II. Abdülhamid Müzesi yönlendirme ve bilgilendirme tabelası
Hükümdarlığı boyunca, dış politikada Avrupalı büyük güçlerin çıkarlarını birbirine karşı kullanarak denge stratejisi gütmüş ve İslam dünyasını bir arada tutabilmek için pan-İslamizm (İslam Birliği) siyasetini benimsemiştir. Mali krizlerle boğuşan devlette, Düyûn-ı Umûmiyye'nin kurulmasıyla (Uluslararası bir borç yönetim idaresi) dış borçları düzene sokmaya çalışmıştır. Bu zorlu dönemde en büyük başarılarını eğitim, ulaşım ve altyapı alanlarında göstermiştir; imparatorluğun dört bir yanında modern rüştiyeler, idadiler, tıp, hukuk ve güzel sanatlar okulları açarak adeta bir eğitim seferberliği başlatmıştır. Şam'dan Medine'ye uzanan Hicaz Demiryolu gibi devasa projelerin yanı sıra telgraf hatlarını en ücra köylere kadar ulaştırarak ülkenin fiziki entegrasyonunu sağlamıştır.
Çit Kasrı'nın giriş kapısında yer alan Sultan II. Abdülhamid Müzesi tanıtım panosu ve müze girişi yönlendirme tabelası
Çit Kasrı'nın giriş kapısında yer alan Sultan II. Abdülhamid Müzesi tanıtım panosu ve müze girişi yönlendirme tabelası
İçeride güçlenen Jön Türk hareketi ve İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin baskıları sonucunda 1908 yılında II. Meşrutiyet'i yeniden ilan etmek zorunda kalmıştır. Ancak ertesi yıl meydana gelen 31 Mart Vakası (Askeri ayaklanma) sonrasında, olayları bastıran Hareket Ordusu ve meclis kararıyla 27 Nisan 1909'da tahttan indirilmiştir. Saltanatının ardından Selanik'teki Alatini Köşkü'nde zorunlu ikamete tabi tutulmuş, Balkan Savaşları patlak verince İstanbul'daki Beylerbeyi Sarayı'na nakledilmiştir. Ömrünün son yıllarını burada gözetim altında geçiren Sultan II. Abdülhamid, 10 Şubat 1918'de vefat etmiş ve dedesi II. Mahmud'un Çemberlitaş'taki türbesine defnedilmiştir.
Yıldız Sarayı Çit Kasrı içerisindeki Sultan II. Abdülhamid Müzesi'nin işlemeli tavanı, kristal avizesi, tarihi çalışma masası ve porselen vazolarıyla dekore edilmiş sergi salonu odası
Sultan II. Abdülhamid Müzesi'nin girişindeki sergi salonu odası 
Yıldız Sarayı'nın Kalbi: Çit Kasrı'nın Tarihi
Sultan II. Abdülhamid'in bu kısa hayat hikayesinden sonra, padişahın hem devlet idaresindeki en gizli kararlarının hem de şahsi yaşamının şekillendiği Çit Kasrı'ndan da bahsetmek gerekir. Yıldız Sarayı kompleksi içindeki en köklü geçmişe sahip yapılardan biri olan Çit Kasrı'nın inşa süreci Sultan Abdülaziz dönemine dayanmaktadır.
Sultan II. Abdülhamid'e ait kişisel eşyaların, belgelerin ve tarihi objelerin sergilendiği cam vitrinli sergi alanı
Sultan II. Abdülhamid'e ait kişisel eşyaların, belgelerin ve tarihi objelerin sergilendiği ''Cihanın Aynası'' salonu
Saray mimarı Sarkis Balyan ve ekibi tarafından 1874-1875 yılları arasında inşa edilen bu kasır, adını iç mekan duvarlarının kaplanmasında kullanılan ve o dönem "çit" (chit) olarak adlandırılan özel bir pamuklu bez/kumaş malzemeden almıştır. Sultan II. Abdülhamid tahta çıkıp idare merkezini Dolmabahçe'den Yıldız Sarayı'na taşıdığında, Çit Kasrı sıradan bir dinlenme yeri olmaktan çıkmış; imparatorluğun en kritik kararlarının alındığı bir idari ve resmi kabul merkezine dönüşmüştür.
Sultan II. Abdülhamid'in kendi marangozluk zanaatıyla yaptığı veya kullandığı el aletlerinin sergilendiği oyma işçilikli büyük ahşap vitrin
Sultan II. Abdülhamid'in kendi yaptığı büyük ahşap vitrin 
Osmanlı İmparatorluğu'nun en fırtınalı çeyrek asrında hizmet veren kasır, padişahın yabancı sefirleri, diplomatları ve uluslararası heyetleri ağırladığı resmi bir arz odası hüviyetindeydi. Dönemin en kritik büyükelçileri, devletlerin kaderini belirleyen ittifak veya barış görüşmelerinin ön hazırlıkları için önce bu kasra adım atarlardı.
Sultan II. Abdülhamid'e ait içi bölmeli ve altın varak süslemeli tarihi ahşap makyaj/tuvalet masası ile kişisel bakım setleri
''Zat-ı Şahaneye Mahsus'' salonunda sergilenen Sultan II. Abdülhamid'e ait ahşap makyaj/tuvalet masası ile kişisel bakım setleri
Dönemin saray yönetim sistemi olan "Yıldız Bürokrasisi", Bâb-ı Âlî (Hükümet) ile olan diplomatik yazışmaları ve gizli pazarlıkları tamamen bu binadan yürütmüştür. Şam'dan Medine'ye uzanan Hicaz Demiryolu'nun finansman görüşmelerinden sınır krizlerine kadar, imparatorluğun ömrünü uzatan pek çok stratejik hamle bu odalarda karara bağlanmıştır. Kısacası Çit Kasrı; sadece taştan ve ahşaptan ibaret fiziki bir yapı değil; her bir köşesinde dönemin casusluk savaşlarının, büyükelçi restleşmelerinin ve padişahın kurguladığı diplomasinin ayak izlerini barındıran canlı bir tarih sahnesidir.
Sultan II. Abdülhamid Müzesi içinde yer alan, işlemeli duvar kâğıtları, masif ahşap kütüphane dolabı, çalışma masası ve taht tarzı koltukla döşenmiş tarihi çalışma odası
Sultan II. Abdülhamid Müzesi içinde yer alan tarihi çalışma odası (''Zat-ı Şahaneye Mahsus'' salonu)
Çit Kasrı'nın Mimari ve Teknik Yapısı
Çit Kasrı, Yıldız Sarayı kompleksi içindeki diğer görkemli yapılarla kıyaslandığında, dışarıdan bakıldığında oldukça sade ve mütevazı bir mimari duruşa sahip. Tamamen kâgir (taş ve tuğla yığma) tekniğiyle inşa edilen yapının dış cephesinde dikdörtgen pencereler ve sade süslemeler dikkat çekiyor. Bina tek katlı ve uzunlamasına (yatay) uzanan, 60 metre uzunluğunda ve 10 metre genişliğinde ince uzun dikdörtgen bir plana sahip. Kasrın içi, büyük kabul salonları ve bu salonlara bağlanan daha küçük çalışma odalarından oluşuyor.
Müzenin "Zât-ı Şâhâneye Mahsus" (Padişaha Özel) bölümünde yer alan; kakma işçilikli tarihi dolaplar, porselen çini şömine ve merkezdeki cam vitrin içinde padişahın kişisel eşyalarının sergilendiği bölüm
Padişahın kişisel eşyalarının sergilendiği bölüm (''Zat-ı Şahaneye Mahsus'' salonu)
Klasik Osmanlı mimarisindeki odaların ortak bir salona açıldığı "sofa" düzeni yerine Batı tarzı, birbirine çift kanatlı kapılarla bağlanan iç içe geçmiş 8 oda bulunuyor Çit Kasrı'nda. Bu planda, tavan yükseklikleri sabit kalsa da her odada mimari özen, işçilik ve dekorasyon ihtişamı kademeli olarak artıyor. Tavanlardaki ince işçilikli kalem işi süslemeler, büyük kristal avizeler ve binaya adını veren o dönemin meşhur duvar kumaş kaplamaları bu zenginliği üst seviyeye çıkarıyor. Binanın teknik ve estetik açıdan zirve noktası ise en doğu uçta yer alan, diplomatik kabullerin ve resmi görüşmelerin kalbi olan, metrekare ve süsleme yoğunluğu bakımından en prestijli alan kabul edilen "Kırmızı Oda".
Sultan II. Abdülhamid Müzesi'nde, padişahın şahsına ait resmi devlet nişanları, tören kolyeleri ve askeri madalyalar
Sultan II. Abdülhamid'e ait resmi devlet nişanları, tören kolyeleri ve askeri madalyalar
Cumhuriyet Dönemi'nde Çit Kasrı
İmparatorluğun son fırtınalı çeyrek asrına yön veren Yıldız Sarayı kompleksi ve onun kalbi sayılan Çit Kasrı, 1924 yılına gelindiğinde idari merkez olma vasfını kaybetti. Cumhuriyet'in ilanından sonra saray, bürokratik hafızasının korunması amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri'ne devredildi. Yapı, 1924 yılında ilk olarak Erkan-ı Harbiye Mektebi'ne tahsis edildi, ardından 1946 yılından itibaren uzun bir dönem Harp Akademileri binası olarak Türk subaylarının yetiştiği stratejik bir eğitim üssü haline geldi.
Sultan II. Abdülhamid Müzesi vitrininde yan yana sergilenen ve padişaha ait olan kamçı, kasatura, kılıç kını ve ayet işlemeli tarihi kılıçlar
Sultan II. Abdülhamid'e ait kamçı, kasatura, kılıç kını ve ayet işlemeli tarihi kılıçlar
Bu süreçte sarayın paha biçilemez kütüphanesi, Mustafa Kemal Atatürk'ün özel emriyle İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi'ne nakledilerek koruma altına alındı. Uzun yıllar askeri amaçlarla hizmet veren tarihi kompleks, 1978 yılında Kültür Bakanlığı'na devredildi ve böylece askeri bir kışla olmaktan çıkıp aslına uygun şekilde halka kazandırılacağı restorasyon sürecinin ilk kapısı aralandı.
Padişahın sanata ilgisini yansıtan mobilya ve eserlerin sergilendiği "Sultan II. Abdülhamid ve Sanat" salonunun girişi
Padişahın sanata ilgisini yansıtan mobilya ve eserlerin sergilendiği "Sultan II. Abdülhamid ve Sanat" salonunun girişi
Çit Kasrı'nın Müzeye Dönüştürülmesi
Yapının asıl büyük dönüşümü, 2019 yılında Milli Saraylar Başkanlığı tarafından başlatılan kapsamlı restorasyon çalışmalarıyla gerçekleşti. Yaklaşık 6 yıl süren koruma ve ihya sürecinin ardından Çit Kasrı, 19 Temmuz 2024 tarihinde kapılarını ilk kez "Sultan II. Abdülhamid Müzesi" olarak halkın ziyaretine açtı.
Sultan II. Abdülhamid ve Sanat" salonunun içinde yer alan; sedef/oyma işçilikli tarihi ahşap sandalye takımı, el yazması levha ve porselen tabakların sergilendiği dik vitrin dolabı
Sedef/oyma ahşap sandalye takımı, el yazması levha ve porselen tabakların sergilendiği vitrin dolabı (Sultan II. Abdülhamid ve Sanat salonu)
Bu restorasyonla birlikte kasrın orijinal mimari detayları ve meşhur duvar kumaşları aslına uygun olarak yenilendi. Müze içerisinde Sultan II. Abdülhamid'in 1876-1909 yılları arasındaki saltanat dönemine ait şahsi eşyaları, bizzat ürettiği mobilyalar ve dönemin diplomatik hediyeleri kronolojik bir düzenle sergilenmeye başladı. Böylece tarihi kasır, yüzyıllık bir aranın ardından ziyaretçilerini Osmanlı'nın son dönem bürokrasisinde yolculuğa çıkaran canlı bir müze kimliği kazandı.
müzenin devam eden salonunda yer alan altın varaklı ve kırmızı-beyaz çizgili döşemeli tarihi koltuk, dekoratif mermer şömine, şömine üzeri saat grubu
Altın varaklı tarihi koltuk, dekoratif mermer şömine, şömine üzeri saat grubu (Sultan II. Abdülhamid ve Sanat salonu)
Müzenin Bölümleri ve Sergilenen Eserler
Sultan II. Abdülhamid Müzesi (Çit Kasrı), sadece bir padişahın hayatını değil; koca bir imparatorluğun en kritik döneminin resmi ve özel yaşantısını odalarında barındırıyor. İç içe geçen 8 farklı odadan oluşan müzede, eserler tematik ve kronolojik bir düzenle sergileniyor. Ziyaretçileri girişten itibaren karşılayan ana bölümler ve sergilenen paha biçilemez koleksiyonlar sırasıyla şu şekilde:
Osmanlı Devleti'nin resmi belgeleri ve idari ögelerinin sergilendiği "Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye" (Yüce Osmanlı Devleti) salonunun girişi
Osmanlı Devleti'nin resmi belgeleri ve idari ögelerinin sergilendiği "Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye" (Yüce Osmanlı Devleti) salonunun girişi
* Cihanın Aynası 
Sultan II. Abdülhamid döneminin küresel vizyonunu, diplomatik ilişkilerini ve dönemin dünya algısını yansıtan harita, belge ve fotoğrafların yer aldığı giriş bölümü.

* Zat-ı Şahaneye Mahsus
Padişahın günlük yaşantısına, kişisel beğenilerine ve şahsi kullanımına ait en özel giyim, kuşam ve kişisel eşyalarının sergilendiği oda.
Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye" salonunun içinde yer alan; özel cam vitrinlerde korunan altın yaldızlı hat yazılı ve işlemeli tarihi sancaklar / kumaş belgeler
Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye salonunun içinde yer alan altın yaldızlı hat yazılı ve işlemeli tarihi sancaklar
* Sultan II. Abdülhamid ve Sanat
Dönemin saray estetiğini, padişahın sanata ve zanaata olan derin ilgisini ve koleksiyon merakını gözler önüne seren sanat odaklı bölüm.

* Devlet-i Aliyye-i Osmaniye
İmparatorluğun son dönemindeki idari ve bürokratik yapıyı, resmi devlet belgelerini, fermanları ve diplomasi tarihini barındıran salon.
Dini mimari yapıların tarihi maketleri, duvarlarda sergilenen Osmanlı Devlet Arması ile padişah tuğrası tabloları ve gümüş işleme kaplar
Devlet-i Aliyye-i Osmaniye salonundan, dini mimari yapıların maketleri, duvarlarda Osmanlı Devlet Arması, padişah tuğrası tabloları ve gümüş işleme kaplar
* Tamirhane-i Hümayun
Sultan II. Abdülhamid’in bizzat marangozluk yaptığı ünlü saray işliğinde üretilen el emeği nadide mobilyaların ve ahşap işçiliği aletlerinin sergilendiği alan.

* Yıldız Çini Fabrika-i Hümayunu: Saray kompleksi içinde üretilen, dönemin dünyaca ünlü Türk porselen ve çini sanatının en seçkin, asil örneklerine ayrılan oda.
Tamirhâne-i Hümâyun, Yıldız Çini Fabrika-i Hümâyunu ve Hereke Fabrika-i Hümâyunu dönemlerine ait saray üretimi porselen, çini ve dokuma eserlerin sergilendiği salonun girişi
Tamirhâne-i Hümâyun, Yıldız Çini Fabrika-i Hümâyunu ve Hereke Fabrika-i Hümâyunu dönemlerine ait saray üretimi porselen, çini ve dokuma eserlerin sergilendiği salonun girişi
* Hereke Fabrika-i Hümayunu
Osmanlı saraylarının vazgeçilmezi olan, devletin prestij sembolü dünyaca ünlü Hereke dokumaları, ipekli kumaşları ve halılarının sergilendiği bölüm.

* Arz Odası ve Pavilyon Salonları
Binanın en doğu ucunda yer alan ve dekorasyon yoğunluğuyla kasrın en prestijli alanı kabul edilen Kırmızı Oda, kasrın en hiyerarşik ve en görkemli noktası. Arz Odası, diplomatik kabullerin yapıldığı ana merkez unvanına sahip. Duvar süslemeleri, kristal avizeleri ve dönemin meşhur kumaş kaplamalarıyla orijinal haline sadık kalınarak düzenlenen bu oda, yabancı sefirlerin ağırlandığı ve imparatorluğun kaderini belirleyen gizli diplomatik görüşmelerin yürütüldüğü bölümü oluşturuyor.
Yıldız Çini Fabrika-i Hümâyunu üretimi el boyaması tarihi Yıldız porselen vazoları, altın varaklı sütun altlıkları ve Hereke dokuması küçük saray halısı
Yıldız Çini Fabrika-i Hümâyunu üretimi el boyaması tarihi Yıldız porselen vazoları, altın varaklı sütun altlıkları ve Hereke dokuması küçük saray halısı
Sultan II. Abdülhamid Müzesi Ziyaret Bilgileri
Yıldız Sarayı kompleksi içinde yer alan Sultan II. Abdülhamid Müzesi'ni (Çit Kasrı) gezi planınıza eklemeden önce ziyaret detaylarına göz atmakta fayda var. Müze, çağdaş sergileme düzeni ve taşıdığı tarihi atmosferle haftanın belirli günlerinde ziyaretçilerini ağırlıyor.
Oyma işçilikli tarihi ahşap çalışma masası, büyük varak aynalı şömine, şamdanlık ayakları ve köşedeki masif konsol dolap
 Oyma işçilikli ahşap çalışma masası, büyük varak aynalı şömine, şamdanlık ayakları ve masif konsol dolap
* Ziyaret Günleri ve Saatleri
Müze, pazartesi günleri hariç haftanın her günü ziyarete açık. Kapılarını sabah 09.00'da açan mekan, akşam 17.30'a kadar gezilebiliyor. Hafta sonları yoğun ilgi gördüğü için, saray atmosferini daha sakin bir ortamda solumak adına hafta içi sabah saatlerini tercih etmenizi öneririm.
Devlet işlerinin görüşüldüğü ve elçilerin kabul edildiği taht odası niteliğindeki "Arz Odası" (The Sultan's Audience Chamber) giriş kapısı
Devlet işlerinin görüşüldüğü ve elçilerin kabul edildiği taht odası niteliğindeki "Arz Odası" giriş kapısı
* Giriş ve Bilet Detayları
Yıldız Sarayı kompleksi ve dolayısıyla Çit Kasrı müze alanı, Milli Saraylar Başkanlığı'na bağlı diğer saray ve kasırlarda olduğu gibi geçerli bir Müzekart ile ziyaret edilebiliyor. Girişte bilet sırası beklememek adına Müzekart'ınızı yanınızda bulundurmanız kolaylık sağlayacaktır.
Arz Odası'nın içi; kırmızı renkli ipek duvar kumaşları, görkemli kristal avizeleri, merkezdeki büyük devlet toplantı masası ve etrafındaki taht tarzı ahşap koltuk takımları
Arz Odası'nın içi
* Ulaşım ve Konum
Müze, Beşiktaş'ın kalbinde, Yıldız Parkı'nın hemen üst sınırında yer alıyor. Toplu taşıma ile Beşiktaş sahile ulaştıktan sonra kısa bir yürüyüş veya aktarmayla saray girişine ulaşabilirsiniz. Araçla gelecek ziyaretçiler için saray çevresinde otopark imkanları mevcut. 
Arz Odası'ndan geçilen, üzerinde İngilizce ve Türkçe olarak "Pavilyon / The Pavilion" yazılı asılı tabelası bulunan ahşap kasalı sergi geçiş kapısı
Arz Odası'ndan geçilen ahşap kasalı sergi geçiş kapısı
Tarihi Çit Kasrı'nda bulunan Sultan II. Abdülhamid Müzesi, dönemin ruhunu, padişahın kişisel dünyasını ve Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemindeki yönetim anlayışını en somut şekilde hissettiren yerlerin başında geliyor. Tek katlı, uzunlamasına mimarisi ve sade ama asil duruşuyla dikkat çeken Çit Kasrı, zamanında yabancı elçilerin ağırlandığı ve devletin en kritik diplomatik hamlelerinin planlandığı tarihi bir üs niteliğindeydi. Bugün ise kapılarını açtığı bu değerli müze ile ziyaretçilerini adeta zamanda bir yolculuğa çıkarıyor.
Pavilyon bölümünün içi; kadife kırmızı duvarlar, ahşap tavan kirişleri, orijinal desenli zemin karoları ve duvarlarda sergilenen tarihi fermanlar / beratlar ile saray pencereleri
Pavilyon bölümünün içi, duvarlarda sergilenen tarihi fermanlar ile saray pencereleri
Müze koleksiyonu, II. Abdülhamid'in çok yönlü kişiliğini ve saray yaşamını gözler önüne seren eşsiz parçalardan oluşuyor. Siyasi tarihe meraklı olanlar için diplomatik hediyeler, dönemin resmi belgeleri ve nişanlar sergilenirken; sanatseverler için padişahın Yıldız Sarayı'ndaki marangozhanesinde bizzat kendi elleriyle işlediği yüksek işçilikli ahşap mobilyalar büyüleyici bir detay olarak öne çıkıyor.
Pavilyon koridorunun sonunda yer alan; kırmızı ve altın varaklı duvarlarla çevrili, ortasında dairesel bir sehpa ve çevresinde sıralanmış tarihi saray koltuk takımı ile büyük bir şark halısı bulunan kabul/dinlenme odası
Pavilyon koridorunun sonunda yer alan kabul/dinlenme odası 
Sultan II. Abdülhamid Müzesi; ahşaba hayat veren ince bir işçilikle üretilmiş eserlerin, duvarların arkasındaki casusluk savaşlarının ve lider diplomasisinin somut birer şahidi olarak ziyaretçilerini bekliyor. Tarihin bu yaşayan sayfalarına tanıklık etmek için İstanbul'un kalbindeki bu eşsiz rotayı gezi listenizin ilk sıralarına mutlaka eklemelisiniz.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR