Doğu Karadeniz'in kıyı şeridini keşfe çıktığınızda, tabelalar sizi alışılagelmiş otoyol tünellerine yönlendirir. Ancak doğanın gerçek sürprizleri, acele etmeden ilerleyenlerin seçtiği eski kıyı yollarında gizlidir. Bu büyüleyici rotalardan biri, Türkiye'nin uluslararası "Cittaslow" (Sakin Şehir) ağındaki gururlarından biri olan Ordu'nun Perşembe ilçesidir.
Yeşilin her tonunu barındıran yamaçların dik bir şekilde denize indiği Perşembe sahilleri; el değmemiş koyları, deniz fenerleri ve sakin balıkçı sığınakları ile tam bir huzur rotasıdır. Bölgede gerçekleştireceğiniz bir gezide Vona Limanı, Çeşmeönü ve beyaz kumlarıyla ünlü Çaka Plajı gibi durakları geçerken, yol kenarında aniden beliren bir doğa harikasıyla karşılaşırsınız: Hoynat Adası. Gelin bu benzersiz ekolojik sığınağı tüm detaylarıyla birlikte inceleyelim.
Konumu ve Coğrafi Yapısı
Perşembe ilçe merkezine 18 km, Ordu şehir merkezine (Altınordu) 33 km ve Fatsa ilçe merkezine yaklaşık 22 km mesafede yer alan ada, Ordu ilinin Perşembe ilçesine bağlı Ramazan Mahallesi (Köyü) sınırları içinde bulunuyor. Kıyıdan yaklaşık 100 metre uzaklıkta olan ada, 700 metrekarelik küçük bir kaya yüzölçümüne sahip. Hemen yanı başından geçen eski Perşembe-Fatsa sahil yolundaki tünel de ismini bu adadan almış (Hoynat Tüneli).
Tarihi ve Arkeolojik Önemi
Hoynat Adası, sadece görsel bir manzara sunmanın ötesinde, hem arkeolojik hem de yaban hayatı açısından koruma altında olan çok özel bir bölge. Ada antik dönemde duvarla çevrili bir pazar yeri görünümündeymiş; burada panayırlar kurulur, çevre halkları alışveriş yaparmış. Gemiciler de burayı depo ve sığınak olarak kullanmış. Ada, üzerinde Fenikelilerden kalma tarihi kale ve sarnıç kalıntıları bulunduğundan 2004 yılında koruma altına alınarak II. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillenmiş. Adanın bölge halkı arasındaki bir diğer adı da "Kilise Kalesi" dir.
Ekolojik Değeri ve Kuş Cenneti
Ada, biyolojik çeşitlilik açısından kritik bir öneme sahip. Nesli küresel ölçekte hassas durumda olan tepeli karabatakların (Phalacrocorax aristotelis) ülkemizde yuva kurup ürediği tek alan burası. Aynı zamanda gümüş martı popülasyonu için de Karadeniz'deki en güvenli üreme alanlarından biri. Bu benzersiz ekosistem, Hoynat Adası'nı yılın belirli dönemlerinde hem Türkiye'den hem de dünyadan gelen kuş gözlemcilerinin ve doğa fotoğrafçılarının odak noktası haline getiriyor.
Adanın asıl sakinleri olan tepeli karabataklar ve gümüş martılar göçücü olmadıkları için yılın her ayı ve her mevsimi adada yaşamaya devam ediyor. Ancak adayı ziyaret etmek için en büyüleyici zaman, kuşların üreme ve kuluçka dönemine denk gelen Mayıs ve Ağustos ayları arasıdır. Bu dönemde adadaki nüfus tavan yapar; yavruların beslenme telaşı ve gökyüzündeki uçuş hareketliliği seyir keyfini ikiye katlar. Kış aylarında ise kuşlar yine adadadır fakat gün içinde avlanmak için çevre koylara dağıldıklarından daha sakin bir atmosfere rastlayabilirsiniz.
Seyir Terası ve Ziyaretçi Alanı
Adadaki hassas yaban hayatının korunması amacıyla adaya ayak basmak kesinlikle yasak. Ada yalnızca kıyı şeridinden ve özel seyir alanından izlenebiliyor. Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından tamamlanan peyzaj projesi sayesinde, alan modern bir ziyaretçi noktasına dönüştürülmüş. Yürüyüş yolları ve korkuluklarla çevrilen teras alanına yerleştirilen metal sabit seyir dürbünleri ile kuş yuvalarını en net haliyle inceleyebilir, seyir noktasından kumsal seviyesine uzanan ahşap basamaklardan deniz kenarına inebilirsiniz. Araç sahipleri için yol kenarında oldukça rahat bir park alanı ve otopark cebi de mevcut.
Terasın sol tarafından aşağıya doğru baktığınızda, ağaçların yeşilliği arasından süzülen gizli, taşlık bir kumsal göreceksiniz. Ben buraya Ordu'nun Kaputaş'ı diyorum. Antalya'daki Kaputaş Plajı gibi yol kenarında saklı kalan, yeşil ağaçların altından merdivenlerle inilen ve hiçbir ticari işletme barındırmayan bu gizli, taşlık kumsal, turkuaz rengi berrak deniziyle adeta Karadeniz'in kalbinde saklı bir Akdeniz koyunu andırıyor. Adaya çıkamasanız bile adanın hemen yanındaki bu berrak koyda denize girenlerin arasına katılabilir ve serinleyebilirsiniz.
Hoynat Adası'nı Ziyaret Etmeden Önce Bilinmesi Gerekenler
Seyahatinizin kusursuz geçmesi ve bu büyüleyici doğa harikasının tadını en iyi şekilde çıkarabilmeniz için bilmeniz gereken bazı önemli detaylar var:
• Seyir terasındaki sabit dürbünler bazen yoğunluktan dolayı sıra bekletebiliyor. Adadaki yaban hayatını net görebilmek için yanınızda bir dürbün veya optik yakınlaştırma (telefoto) özelliği güçlü bir cep telefonu bulundurun.
• Adanın etrafında yüzmek veya tekneyle kıyısına yanaşmak serbest olsa da adaya ayak basmanın kesinlikle yasak ve cezai işleme tabi olduğunu unutmayın. Burası koruma altındaki bir kuş cennetidir.
• Kuşların en aktif olduğu ve gökyüzünde görsel şölen oluşturduğu saatler sabahın erken saatleri ile gün batımına yakın zamanlar oluyor. Özellikle gün batımında adanın arkasından süzülen ışık harika fotoğraflar veriyor.
• Eski Bolaman-Perşembe sahil yolu inanılmaz manzaralı ancak bol virajlı ve dar bir şeride sahip. Bu rotada sürat yapmamalı, manzara ceplerine giriş çıkış yaparken çok dikkatli olmalısınız.
• Karadeniz'in havası hızlı değişir. Seyir terası tamamen açık bir alanda yer aldığı için rüzgarlı ve serin günlerde yanınıza mutlaka rüzgarlık veya kalın bir hırka almalısınız.
• Hoynat Adası Seyir Terası'na giriş, otopark kullanımı ve seyir dürbünlerinden yararlanmak tamamen ücretsiz.
Ulaşım ve Yol Tarifi
Bölgeye ulaşım sağlamak için modern otoban tünellerini değil, denizi takip eden eski Bolaman-Perşembe sahil yolunu tercih etmeniz gerekiyor.
• Özel araç ile Ordu yönünden gelecekseniz, Perşembe ilçe merkezini geçtikten sonra sahil şeridini izleyen virajlı eski yolu takip etmelisiniz. Yol boyunca size eşlik eden Karadeniz manzarasının ardından, Hoynat Tüneli girişindeki seyir alanına ulaşırsınız.
• Toplu taşıma ile Ordu-Fatsa arasında eski sahil yolu güzergahını kullanarak karşılıklı sefer düzenleyen minibüsleri tercih edebilir, adanın tam karşısındaki seyir noktasında inebilirsiniz.
Ben her ne kadar İstanbul'da yaşasam da anne ve baba tarafı Ordulu olan, kökleri bu topraklara uzanan biriyim. Son birkaç yıldır annemle babamın memleketimiz olan Perşembe'ye yerleşmesiyle birlikte, artık her yaz tatilinde soluğu onların yanında alıyorum. Karadeniz'in o sağı solu belli olmayan havası da biraz elverdiğinde, memleketimin saklı kalmış her bir köşesini keşfetmeye çalışıyorum.
Hoynat Adası'na daha önce birkaç kez gitme fırsatım olmuştu; hatta burayı son yapılan peyzaj düzenlemelerinden önceki o eski, bakir haliyle de çok iyi biliyorum. Açıkçası son yapılan düzenlemeleri bizzat yerinde gördüğümde hayran kaldım; yeni hali gerçekten çok güzel ve konforlu olmuş. Eskiye kıyasla hem ulaşımı çok daha rahat hem de özel araçla gelindiğinde kenara çekip durmak, o muhteşem Karadeniz manzarasının tadını çıkarmak artık çok daha keyifli.
Şimdiye kadar yukarıdan hayranlıkla izlesem de o aşağıda saklı kalan "Ordu'nun Kaputaş'ı" dediğim plaja inmek henüz kısmet olmadı. Ancak şimdiden kendime bir sonraki Perşembe ziyaretim için söz verdim: İlk işim o gizli kumsala inmek, adayı tam karşıma almak ve bu berrak koyun serin sularında yüzerek bu eşsiz manzaranın tadını çıkarmak olacak. Eğer yolunuz Perşembe'ye düşerse, bu gelişimi ve güzelliği kendi gözlerinizle görmeden sakın dönmeyin!
.jpeg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)