Hırçın Karadeniz'in sakin limanı, dünyaca ünlü "CittaSlow" (Sakin Şehir) unvanının hakkını sonuna kadar veren büyüleyici bir kaçış noktasıdır Ordu'nun huzurlu ilçesi Perşembe. Anne ve baba tarafından memleketim olan Perşembe'ye, her yıl yaz tatillerinde ailemle birlikte birkaç haftalığına mutlaka giderim. Son yaz tatilimizde de yine bu eşsiz topraklardaydık. Karadeniz denince akla ilk olarak yeşil doğası, yaylaları, çayı, hamsisi ve fındığı gelir; ancak denizi de bir o kadar güzeldir.
Malum, Karadeniz'in havasına pek güven olmuyor; bir açıyor, bir kapıyor, peşinden hemen yağmur bastırıyor. Hava durumu gün içinde bile defalarca değişebiliyor. İşte tam da böyle kararsız bir günde, öğle üzeri güneşin yüzünü gösterdiği o nadir ve sıcak anı yakalar yakalamaz kendimizi hemen Çaka Halk Plajı'na attık. Eşsiz kumsalı ve doğasıyla büyüleyen bu gizli cenneti, tüm detaylarıyla keşfetmeye hazır mısınız?
Karadeniz ne kadar büyüleyiciyse, hırçın dalgaları ve akıntıları bir o kadar öngörülemez olabiliyor. Perşembe sınırları içerisinde cankurtaran hizmeti sunan Efirli Engelsizler Plajı, Efirli Halk Plajı, Aktaşlar Halk Plajı ve Çaka Halk Plajı gibi birkaç bölgeyle birlikte özel işletme plajları da bulunuyor. Bunlar arasında, sığ suyu ve berrak görünümüyle Çaka Halk Plajı bir adım öne çıkıyor.
Çaka Halk Plajı; Ordu şehir merkezine yaklaşık 20–25 km, Perşembe ilçe merkezine ise 10–12 km mesafede, Perşembe-Bolaman Sahil Yolu üzerinde yer alıyor. Uzunluğu yaklaşık 1300 metre, genişliği ise 50 metre civarında olan plaj tamamen kumdan oluşuyor. Hemen arkasında çam ormanlarının yükseldiği bu doğa harikasında yeme-içme mekanları, restoranlar ve kafeler mevcut. Ayrıca plaj çevresinde kamp, piknik ve doğa yürüyüşü de yapılabiliyor. Halk plajı statüsünde olduğu için plaja giriş tamamen ücretsiz; ancak içerideki özel işletmeler şezlong ve şemsiye için ücret talep ediyor.
Kendi plaj sandalyenizi, masanızı, havlunuzu ve yiyecek-içeceğinizi getirerek plajdan dilediğiniz gibi yararlanabiliyorsunuz. Halk plajına ait ücretsiz tuvalet, kabin ve duş imkanı var mı bilmiyorum; varsa da ben göremedim. Özel işletmelerin bünyesinde bu hizmetler mevcut ancak buralardan sadece kendi müşterileri ücretsiz faydalanabiliyor.
Karadeniz'in havası gibi denizi de hırçın olabiliyor ve bölgede rip (çeken) akıntılarına sıkça rastlanıyor. Çaka Plajı'nda da bu akıntıların olduğu alanlarda denize girmek hem tehlikeli hem de yasak. Akıntılı bölgeler uyarı levhalarıyla belirtilmiş durumda; bu kısımlarda herhangi bir işletme, cankurtaran ya da güvenlik dubası bulunmuyor. Ziyaretçilerin bu uyarılara mutlaka dikkat etmesi gerekiyor.
Çaka Halk Plajı, Karadeniz'in alışılagelmiş gri/siyah renkli volkanik kumlarının aksine, göz alıcı beyaz kumlarıyla ünlü. Sahil şeridinin tamamı incecik beyaz kumla kaplı olduğu için burası "Beyaz Kum Plajı" olarak da anılıyor. Resmi bir kamu kurumunun internet sitesinde, bu kumun çevredeki diğer kumsallardan farklı olarak saf kuvars ve kireç taşı açısından zengin olduğu belirtilmiş. Laboratuvarda analiz etme şansım olmadı tabii ki ama görüntüsü gerçekten büyüleyici.
Denizi ise havanın güneşli ve açık olduğu günlerde sığ, sakin, berrak ve neredeyse turkuaz renginde. Sığ yapısı nedeniyle özellikle çocuklu aileler tarafından sıkça tercih ediliyor. Denizdeki güvenlik dubalarının olduğu yerlerin derinliği bile neredeyse bir metre civarında; yani oldukça sığ bir denize sahip.
Ege ve Akdeniz kıyılarındaki yüksek tuz oranının aksine, buranın suyu az tuzlu; bu sayede gözleri yakmıyor ve teninizde rahatsız edici bir tuz tabakası bırakmıyor. Özellikle temmuz ve ağustos aylarında deniz suyu sıcaklığı üşütmeyecek kadar ideal oluyor. Yapılan analizlerde deniz suyunun temiz olduğu kanıtlansa da plajın henüz "Mavi Bayrak" unvanı bulunmuyor; fakat Ordu Büyükşehir Belediyesi'nin son dönemde plajın temizlik standartlarını artırmak ve buraya resmi olarak Mavi Bayrak kazandırmak adına girişimlerde bulunduğunu da belirtmek gerek.
Bizim gittiğimiz dönemde, sahilde vakit geçirebileceğiniz üç farklı özel işletme gördüm. Bunlar, Ola Beach, Çaka Beyaz Kum Plajı ve Yalı Kamp Aile Plajı. Her işletmenin plajın üst kısmındaki yol kenarında otopark alanı, plaj içerisinde yeme-içme bölümü, tuvalet, duş, kabin, şezlong, şemsiye gibi hizmetleri bulunuyor.
Plajda benim gördüğüm kadarıyla 3 cankurtaran kulesi vardı. Bu kuleler özel işletmelerin olduğu alanlarda konumlanmış. Cankurtaranlar özel işletmelere mi ait yoksa belediye tarafından mı görevlendirilmiş bilemiyorum. Evet cankurtaranlar var ama çalışma saatleri içinde kulede sürekli oturup gözetleme yapan bir cankurtarana denk gelmedim ben.
Ola Beach
2025 yazında hizmet vermeye başlayan oldukça yeni bir işletme. Bünyesinde şezlong/şemsiye alanları, plaj voleybolu sahası, büfe/restoran, ahşap oturma alanları, salıncak, duş, tuvalet ve giyinme kabini gibi imkanlar barındırıyor. Yol kenarındaki otoparkın yanı sıra araçlar plajın giriş kısmına da park edebiliyor. Yaz sezonunda sadece plaj olarak değil, DJ performansları ve "Ola Beach Night" gibi gece partileriyle de eğlence alanı sunuyor. Yeni olduğu için her yer temiz ve nezih görünüyordu. Tek eleştirim, sosyal medya hesaplarını aktif kullanmamaları; sadece açıldıkları yıl birkaç paylaşım yapmışlar. İletişim numarası, güncel fiyatlar ve sezon bilgilerinin bulunmaması büyük bir eksiklik.
Çaka Beyaz Kum Beach Cafe
Ola Beach'in hemen yanında yer alıyor. Otopark alanı yol kenarında bulunuyor. Bizim biraz deneyimsizliğimize denk geldiği için burayı tercih ettik. Yanındaki yeni işletmeye göre daha salaş bir görünümü var. Şezlongların yanı sıra 3-4 adet plaj locası mevcut. Şezlong ve şemsiye ücreti 350 TL, loca kirası ise 1.500 TL olarak belirlenmişti. Dört kişilik bir aile olarak şezlong ücreti neredeyse loca fiyatına yaklaştığı için biz loca kiralamayı tercih ettik.
İşletmede duş, tuvalet, kabin ve plaja servis hizmeti sunuluyor; dışarıdan gelen misafirlerden ise bu ortak kullanım alanları için 30 TL ücret alınıyor. Açık konuşmak gerekirse tuvalet ve kabinlerin durumu içler acısıydı.
Ayrıca personel sayısı çok yetersizdi (bir yetkili, mutfakta bir kadın ve serviste iki kişi). Bu yüzden siparişlerde ciddi gecikmeler yaşadık. Personel yetersizliğini sorduğumuzda fındık sezonu nedeniyle çalışanların ayrıldığını söylediler; ancak temmuz ayının ilk haftasındaydık ve fındık sezonu ağustosta başlıyor. Yaz ortasındaki bu yoğunluk için çoktan önlem alınmalıydı.
İşletmenin yiyecek menüsü çok çeşitli olmasa da idare etti. Menüde yiyecek alternatifleri, tost, porsiyon köfte, köfte ekmek, kiloluk köfte, hamburger, porsiyon patates, soğan halkası, karışık çıtır sepeti, salata, küçük-büyük boy cipsler, dondurma çeşitleri; içecek alternatifleri, su, sade-meyveli soda-çay, fincan çay, Türk Kahvesi, nescafe, kutu içecekler, şişe içecekler, gazoz çeşitleri, alkollü içecekler idi.
Yalı Kamp Aile Plajı
Çaka Beyaz Kum Beach'in yakınında, denize sıfır konumda bulunuyor. Çadır ve karavan kamp alanı sunan tesiste; elektrik-su bağlantısı, duş, tuvalet, kabin, Wi-Fi, ortak mutfak, buzdolabı, çamaşır makinesi, piknik/mangal alanı, market, restoran, otopark gibi çok geniş imkanlar var. Tesis günübirlik misafirleri de ağırlıyor.
Plajdaki işletmeler bunlarla sınırlı değil; Yalı Kamp'tan Yason Burnu istikametine doğru ilerledikçe Gölge Camp, Masal Kamp, Saka Plaj Camping ve Dalyan Büfe Plaj gibi farklı alternatifler de sahil yolu üzerinde hizmet veriyor.
Ulaşımı oldukça kolay olan plaja özel aracınızla Perşembe ilçe merkezinden Fatsa/Samsun yönüne doğru, eski sahil yolunu (Bolaman Yolu) takip ederek kolayca ulaşabilirsiniz. Bu yolun eşsiz Karadeniz manzaraları sunduğunu belirtmekte fayda var; ancak virajlı yapısı nedeniyle sürücülerin oldukça dikkatli ilerlemesi gerekiyor. Toplu taşımayı tercih edecekler ise ilçe merkezinden kalkan Çaka-Çaytepe minibüslerini kullanabilirler. Ayrıca taksi seçeneği de her zaman mevcut.
Yolunuz Ordu'ya düşerse, yeşilin binbir tonundan sıyrılıp kendinizi Çaka Halk Plajı'nın o beyaz kumlarına mutlaka bırakmalısınız. Karadeniz'in o meşhur kararsız havasına ve yol üstündeki işletmelerin ufak tefek acemiliklerine aldırmayın; burası sunduğu sığ denizi, büyüleyici turkuaz rengi ve sakin şehir Perşembe'nin ruhunu yansıtan huzuruyla her şeye değer. Çaka'nın tadını tam anlamıyla çıkarmak isterseniz, planınızı temmuz ve ağustos aylarına yapmakta, özellikle de denizin çarşaf gibi dalgasız olduğu sabahın erken saatlerini tercih etmekte fayda var. Yanınıza ister sadece havlunuzu ve sandalyenizi alıp doğanın tadını çıkarın, ister kamp atıp dalga sesleriyle güne uyanın ama Çaka'yı görmeden bu topraklardan ayrılmayın. Şimdiden dalgasız, güneşli ve keyifli tatiller!
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)