Atatürk’ten Günümüze Türkiye’nin Cumhurbaşkanları: Tam Kronolojik Liste

29 Ekim 1923 tarihi, bu toprakların idari yapısında sadece rejim değişikliğini değil, egemenliğin kaynağının da kökten değiştiğini ilan eden yepyeni bir milattır. Monarşinin ve hanedan yönetiminin son bulmasıyla kurulan Türkiye Cumhuriyeti, yönetim makamını kişilerin veya ailelerin idaresinden alarak doğrudan milletin kendi iradesine teslim etmiştir. Bu büyük dönüşümün neticesinde ortaya çıkan cumhurbaşkanlığı makamı, devletin en üst kademesi olarak modern Türkiye'nin bağımsızlığını, birliğini ve kurumsal hafızasını temsil eden en yüce idari merci haline gelmiştir.

Anadolu'nun İlk Türk Beyleri ve Selçuklu Sultanları ile Osmanlı Padişahları: Osman Bey'den VI. Mehmed'e Tam Liste yazılarımdan sonra yazı dizisinin üçüncü ve son bölümünde, cumhuriyetin ilanından günümüze kadar bu en üst makamda görev yapmış devlet başkanlarını ele alıyoruz. Genç bir devletin inşasından çok partili hayata geçişe, küresel krizlerin yönetiminden modern çağın diplomatik hamlelerine kadar ülkemizin yakın tarihine yön vermiş liderleri, görev sıralarına göre kesintisiz bir kronolojik akışla inceliyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları (Tam Kronolojik Liste)
1. Mustafa Kemal Atatürk
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları Mustafa Kemal Atatürk-Doğum: 1881 - Ölüm: 10 Kasım 193∞
-Görev Süresi: 29 Ekim 1923 - 10 Kasım 1938 (4 Dönem)
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, ebedi lideri ve ilk cumhurbaşkanıdır. Cumhuriyet öncesinde, 1920-1923 yılları arasında TBMM Başkanı ve Hükümet Başkanı olarak Milli Mücadele'nin ve devletleşme sürecinin liderliğini fiilen yürütmüştür. Ömrünün büyük bir kısmını cephelerde; Trablusgarp'tan Çanakkale'ye, Sakarya'dan Büyük Taarruz'a kadar doğrudan askeri mücadelelerle geçirmiş, Sakarya Meydan Muharebesi'nin ardından TBMM tarafından kendisine "Gazi" unvanı ve "Mareşal" rütbesi verilmiştir. İstiklal Harbi'ni zaferle yönetmesinin ardından saltanat ve hilafeti kaldırarak egemenliği millete devretmiştir. 

TBMM tarafından sırasıyla 1923, 1927, 1931 ve 1935 yıllarında olmak üzere aralıksız 4 defa oy birliğiyle cumhurbaşkanı seçilerek bu makamda en uzun süre kalan ve en çok seçilen lider unvanını almıştır. Tarihi kayıtlarda asıl doğum günü net olarak bilinmediği için, kendisi için en önemli dönüm noktası olan ve Milli Mücadele'yi başlatan adımın atıldığı 19 Mayıs gününü resmi doğum günü olarak benimsemiştir. 24 Kasım 1934'te TBMM tarafından çıkarılan özel bir kanunla kendisine "Atatürk" soyadı verilmiş ve vefatının ardından toplanan kurultayda Türk milletinin kalbindeki yeri "Ebedi Şef" unvanıyla resmileştirilmiştir.

Egemenliğin tescili olan Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanması, Cumhuriyetin ilanı, Harf Devrimi, Kılık Kıyafet Düzenlemesi, Medeni Kanun'un kabulü ve kadınlara seçme-seçilme hakkının verilmesi gibi köklü inkılapları askeri ve siyasi dehasıyla hayata geçirmiştir. Siyasi bağımsızlığı ekonomik bağımsızlıkla taçlandırmak adına İzmir İktisat Kongresi'ni toplamış; Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı ile kapitülasyonların ezdiği bir ülkede şeker fabrikalarından Kayseri Uçak Fabrikası'na, Nazilli Basma'dan Karabük Demir-Çelik'e kadar onlarca yerli sanayi tesisinin kurulmasına öncülük etmiştir. 

Döneminde basılan Türk paralarında cumhurbaşkanının resminin yer alması kuralı getirilerek devlet otoritesi pekiştirilmiştir. Bu süreçte Türkiye İş Bankası, Merkez Bankası, Sümerbank ve Etibank gibi milli finans kuruluşlarını hayata geçirirken; Türk tarihi ve dilini korumak amacıyla Türk Tarih Kurumu ile Türk Dil Kurumu'nu kurarak devletin kültürel ve kurumsal omurgasını inşa etmiştir. Eğitimde birliği sağlayan Tevhid-i Tedrisat Kanunu ve Üniversite Reformu ile çağdaş bilimin önünü açan Atatürk, bizzat kaleme aldığı Geometri kitabı ile bugün kullandığımız üçgen, açı, teğet gibi onlarca Türkçe terimi bilime kazandırmıştır. 

Uluslararası alanda ise "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesiyle hareket ederek Balkan Antantı ve Sadabat Paktı gibi ittifaklara öncülük etmiş, Türkiye'yi bölgesinde bir istikrar adası haline getirmiştir. Ömrünün son döneminde, hastalığının en ağır evrelerinde bile Adana ve Mersin'deki askeri geçit törenlerine katılarak dünyaya kararlılık mesajı vermiş ve "Hatay benim şahsi meselemdir" diyerek Hatay'ın ana vatana katılması için son anına kadar yoğun bir diplomatik mücadele yürütmüştür. 

10 Kasım 1938'de İstanbul Dolmabahçe Sarayı'nda vefat eden liderin naaşı, Ankara Etnografya Müzesi'ndeki geçici istirahatgahının ardından 1953 yılında daimi mekanı olan Anıtkabir'e nakledilmiştir. Cumhuriyetin kuruluş öyküsünü bizzat kaleme aldığı ölümsüz eseri Nutuk ile tarihe not düşen Atatürk; devletin kurumsal, hukuki ve iktisadi temellerini sıfırdan inşa ederek Türk milletine ölümsüz bir eser bırakan benzersiz bir devlet adamıdır. Bu dehasıyla sadece kendi milletine değil, dünyadaki tüm mazlum milletlerin bağımsızlık mücadelelerine de ilham kaynağı olmuştur.
 2. İsmet İnönü 
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları İsmet İnönü
-Doğum: 24 Eylül 1884 - Ölüm: 25 Aralık 1973
-Görev Süresi: 11 Kasım 1938 - 22 Mayıs 1950
Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci cumhurbaşkanı, askeri ve siyasi literatürde Mustafa Kemal Atatürk'ün en yakın yol arkadaşı olarak "İkinci Adam" unvanıyla anılan Milli Mücadele kahramanıdır. Gençlik yıllarında Harp Akademisi'ni birincilikle bitirmiş, I. Dünya Savaşı'nda önemli cephelerde başarıyla görev almıştır. İstiklal Harbi sırasında Garp (Batı) Cephesi Komutanlığı'na getirilerek I. ve II. İnönü Muharebeleri'ni zaferle yönetmiş; askeri dehasından ötürü kendisine bizzat Atatürk tarafından "İnönü" soyadı armağan edilmiştir. 

Mudanya Ateşkes Antlaşması ve yeni devletin bağımsızlık tescili olan Lozan Barış Antlaşması'na Başmüzakereci olarak katılarak diplomatik dehasını tüm dünyaya kanıtlamıştır. Cumhuriyetin ilanının ardından Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk başbakanı ve ilk genelkurmay başkanı unvanlarını üstlenerek devrimlerin kurumsallaşmasında ve devlet yapısının inşasında 14 yıl boyunca kesintisiz olarak başbakanlık makamında en kritik rolleri oynamıştır. Atatürk'ün vefatının ertesi günü oy birliğiyle cumhurbaşkanı seçilmiş ve aynı yıl toplanan kurultayda "Milli Şef" unvanını almıştır.

Cumhurbaşkanlığı dönemine damga vuran en önemli gelişme, insanlık tarihinin gördüğü en yıkıcı savaş olan II. Dünya Savaşı sırasında izlediği "bıçak sırtı" denge siyasetidir. Ülkeyi büyük devletlerin tüm baskılarına rağmen savaşın yıkımından tamamen uzak tutmayı başarmıştır. Savaşın olağanüstü koşullarında, köy çocuklarının üretime katılarak çağdaş eğitim almasını sağlayan Köy Enstitüleri'nin kurulmasına öncülük etmiştir. Savaşın ardından dünyadaki demokratik dönüşüme ayak uydurarak Türkiye'yi kansız ve sorunsuz bir şekilde çok partili demokratik hayata geçirmiştir. 

1950 seçimlerini kaybedince "En büyük yenilgim, en büyük zaferimdir" diyerek iktidarı barışçıl yollarla devretmiş ve Türk demokrasisinin olgunluğunu dünyaya ilan etmiştir. İlerleyen yıllarda ana muhalefet liderliği yapmış, 1960'lı yıllarda üç kez daha başbakanlık koltuğuna oturarak siyasi dengeyi korumuştur. 25 Aralık 1973'te Ankara'da vefat eden İnönü, devlet töreniyle daimi istirahatgahı olan Anıtkabir'de, Atatürk'ün tam karşısında toprağa verilmiştir.
3. Celal Bayar 
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları Celal Bayar
-Doğum: 16 Mayıs 1883 - Ölüm: 22 Ağustos 1986
-Görev Süresi: 22 Mayıs 1950 - 27 Mayıs 1960
Çok partili dönemde halk oyuyla seçilen meclis tarafından göreve getirilen Türkiye'nin ilk sivil kökenli cumhurbaşkanıdır. Milli Mücadele yıllarında işgal güçlerine karşı Bursa ve İzmir çevresinde "Galip Hoca" takma adıyla illegal direnişi örgütlemiş, Osmanlı Meclis-i Mebusanı'nda ve ardından TBMM'de milletvekilliği yapmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra Türkiye'nin iktisadi bağımsızlığının simgesi olan Türkiye İş Bankası'nın ilk genel müdürü olmuş, ilerleyen yıllarda İktisat Vekilliği ve Atatürk'ün son başbakanı olarak ekonomi politikalarına yön vermiştir. 

1945 yılında Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan ile birlikte "Dörtlü Takrir"i vererek Demokrasi tarihimizin dönüm noktalarından biri olan Demokrat Parti'yi (DP) kurmuştur. 14 Mayıs 1950 seçimlerinde DP'nin büyük zaferiyle Çankaya Köşkü'ne çıkmıştır. Cumhurbaşkanlığı döneminde Türkiye'nin dış politika ve ekonomi vizyonu kökten değişmiştir. Dönemin en önemli uluslararası gelişmeleri olarak; Türkiye'nin batı ittifakına entegrasyonunu sağlayan NATO'ya üye olunması ve bu sürecin önünü açan Kore Savaşı'na asker gönderilmesi yaşanmıştır. 

Yurt içinde ise devletçilik politikasından liberal ekonomiye geçiş yapılmış; tarımda makineleşme, karayolları hamlesi, barajlar ve fabrikalarla sanayileşme ile kalkınma süreçleri büyük bir hız kazanmıştır. Ancak dönemin sonlarına doğru tırmanan siyasi kutuplaşmalar ve toplumsal gerilimler neticesinde, 27 Mayıs 1960 askeri darbesiyle görevi son bulmuştur. Darbe sonrası Yassıada'da yargılanarak idam cezasına çarptırılmış, ancak yaş haddinden ötürü cezası müebbet hapse çevrilmiştir. 1966 yılında affedilerek özgürlüğüne kavuşan ve 103 yaşında vefat eden Bayar, "en uzun yaşayan Türk devlet adamı" unvanıyla Bursa Umurbey'deki anıt mezarına defnedilmiştir.
4. Cemal Gürsel 
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları Cemal Gürsel
-Doğum: 10 Haziran 1895 - Ölüm: 14 Eylül 1966
-Görev Süresi: 27 Mayıs 1960 - 28 Mart 1966
27 Mayıs 1960 askeri müdahalesi sonrası Milli Birlik Komitesi Başkanlığı, Devlet Başkanlığı ve Başbakanlık görevlerini üstlenen, ardından anayasal düzene geçilmesiyle seçilen asker kökenli dördüncü cumhurbaşkanıdır. Çanakkale Savaşı'nda topçu subayı olarak görev almış, İstiklal Harbi'nde de kritik cephelerde çarpışmış kıdemli bir askerdir. Cumhurbaşkanlığı öncesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin 10. Genelkurmay Başkanı olarak görev yapmıştır. Halk arasında samimi, babacan ve birleştirici tavırlarından ötürü "Cemal Ağa" lakabıyla anılmıştır.

Dönemi, Türkiye'nin hem siyasi hem de hukuki yapısında köklü dönüşümlerin yaşandığı bir kırılma noktasıdır. En önemli gelişmeler arasında; özgürlükçü yapısıyla bilinen 1961 Anayasası'nın halk oylamasıyla kabul edilmesi ve kanunların anayasaya uygunluğunu denetlemek üzere Anayasa Mahkemesi'nin kurulması yer alır. Ayrıca devletin planlı kalkınmasını sağlamak amacıyla Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ve milli bilim politikasını yürütmek üzere TÜBİTAK bu dönemde kurulmuştur. Türk mühendislik tarihinin en önemli simgelerinden olan ilk yerli otomobil denemesi "Devrim Arabaları" projesi bizzat Cemal Gürsel'in talimatı ve takibiyle gerçekleştirilmiştir. 

1966 yılında ağırlaşan felç ve beyin kanaması rahatsızlığı sebebiyle görevini yerine getiremeyeceğine dair sağlık kurulu raporu düzenlenmiş, TBMM kararıyla görev süresi dolmadan makamından ayrılmak zorunda kalmıştır. Vefatından sonra naaşı ilk olarak Anıtkabir'deki geçici kabrine, 1988 yılında ise daimi istirahatgahı olan Devlet Mezarlığı'na nakledilmiştir.
5. Cevdet Sunay 
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları Cevdet Sunay
-Doğum: 10 Şubat 1899 - Ölüm: 22 Mayıs 1982
-Görev Süresi: 28 Mart 1966 - 28 Mart 1973
Türkiye'nin beşinci cumhurbaşkanı olan Cevdet Sunay, uzun yıllar orduda görev yapmış ve Genelkurmay Başkanlığı makamına kadar yükselmiş kıdemli bir askerdir. Henüz Kuleli Askeri Lisesi'nde öğrenciyken Birinci Dünya Savaşı'na katılmış, Filistin cephesinde çarpışırken İngiliz kuvvetlerine esir düşerek Mısır'da zorlu bir esaret dönemi geçirmiştir. Serbest kaldıktan sonra hiç vakit kaybetmeden Anadolu'ya geçerek Kurtuluş Savaşı'nın güney cephesindeki mücadelelerde aktif rol almıştır. Askeri kariyerindeki başarılarının ardından, dördüncü cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'in rahatsızlığı nedeniyle görevden ayrılması üzerine meclis kararıyla Çankaya Köşkü'ne seçilmiştir.

Cevdet Sunay, 1961 Anayasası'nda belirlenen yedi yıllık görev süresini kesintisiz tamamlayan ilk devlet başkanıdır. Liderlik yaptığı dönem, ülkede sağ ve sol gruplar arasındaki çatışmaların, kitlesel öğrenci hareketlerinin ve siyasi gerilimlerin en üst seviyeye ulaştığı sancılı bir zaman dilimine denk gelmiştir. Bu dönemin en kritik dönüm noktası, ordu komutanlarının hükümete muhtıra vermesiyle sonuçlanan 12 Mart 1971 askeri müdahalesidir. Kriz esnasında Başbakan Süleyman Demirel istifasını sunmuş, Sunay ise siyasi istikrarı yeniden sağlamak adına partiler üstü bir hükümet kurulmasına onay vermiştir. Ayrıca dönemin simge isimleri Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam kararları da onun görev süresinde onaylanmıştır. 

Askeri gelenekten gelmesine karşılık, cumhurbaşkanlığı boyunca parlamento ile sivil siyaset arasında dengeleyici ve uzlaştırmacı bir duruş sergilemiştir. 1973 yılında görevini devrettikten sonra senatör olarak mecliste yer almaya devam etmiş, 1982'deki vefatının ardından naaşı Ankara'daki Devlet Mezarlığı'na defnedilmiştir.
6. Fahri Korutürk 
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları Fahri Korutürk
-Doğum: 3 Ağustos 1903 - Ölüm: 12 Ekim 1987
-Görev Süresi: 6 Nisan 1973 - 6 Nisan 1980
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yapmış kıdemli bir amiral ve aynı zamanda Moskova ile Madrid'de Türkiye'yi temsil etmiş deneyimli bir diplomattır. Soyadı, Türk diline ve tarihine verdiği önemin bir nişanesi olarak bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından kendisine verilmiştir. 1973 yılında siyasi partilerin Çankaya Köşkü için ortak bir isim üzerinde uzlaşamadığı derin bir meclis krizi ortamında, tarafsızlığı ve devlet tecrübesiyle öne çıkarak uzlaşı adayı olarak cumhurbaşkanı seçilmiştir. Görev süresi, Türkiye'nin hem dış politikada hem de iç siyasette en sıcak ve kritik yıllarına sahne olmuştur.

Döneminin en büyük tarihsel olayı, Kıbrıs Türk halkının can güvenliğini korumak ve adadaki Türk varlığını güvence altına almak amacıyla 1974 yılında gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekatı'dır. Bu hamlenin ardından Ege Denizi'nde kıta sahanlığı ve hava sahası krizleri tırmanmış, Korutürk askeri ve diplomatik birikimiyle bu süreçlerin yönetiminde aktif roller üstlenmiştir. 

İç siyasette ise kısa ömürlü koalisyon hükümetleri, Milliyetçi Cephe kabineleri ve sokak olaylarıyla tırmanan ağır toplumsal kutuplaşmalar yaşanmıştır. Korutürk, tüm bu kaos ortamında anayasal sınırları korumaya, sivil siyaseti ayakta tutmaya ve partiler arasında arabuluculuk yapmaya gayret etmiştir. Yedi yıllık görev süresini 1980 nisanında tamamlayarak görevden ayrılmış, 1987'deki vefatının ardından Devlet Mezarlığı'na defnedilmiştir.
7. Kenan Evren 
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları Kenan Evren
-Doğum: 17 Temmuz 1917 - Ölüm: 9 Mayıs 2015
-Devlet Başkanlığı: 12 Eylül 1980 - 9 Kasım 1982
-Görev Süresi: 9 Kasım 1982 - 9 Kasım 1989 
Türk Silahlı Kuvvetlerinin 17. Genelkurmay Başkanı olan Kenan Evren, ordu hiyerarşisi içerisinde emir-komuta zinciriyle gerçekleştirilen 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinin lideridir. Müdahalenin ardından kurulan Milli Güvenlik Konseyi'nin başkanlığını ve Devlet Başkanlığı unvanını üstlenerek ülkenin yönetimini ele almıştır. Yaklaşık iki yıl süren askeri rejimin ardından, yüzde 91'in üzerinde bir kabul oranıyla neticelenen 1982 Anayasası halk oylaması sonucunda, anayasanın geçici maddesi uyarınca doğrudan Türkiye Cumhuriyeti'nin yedinci cumhurbaşkanı olmuştur. Ayrıca şehit ve gazi çocuklarına destek sağlamak amacıyla Mehmetçik Vakfı adlı yardım kuruluşunun hayata geçirilmesine öncülük etmiştir.

Kenan Evren'in yönetim dönemi, Türkiye'nin siyasi, toplumsal ve hukuki yapısında derin ve tartışmalı izler bırakmıştır. Darbe sonrasında parlamento feshedilmiş, mevcut tüm siyasi partiler kapatılmış ve liderlerine uzun süreli siyaset yasakları getirilmiştir. Bu süreçte yüz binlerce insan gözaltına alınmış, açılan binlerce davada çok sayıda idam kararı uygulanmış ve temel haklar askıya alınmıştır. Kültürel alanda Türk-İslam sentezi devlet politikası olarak benimsenmiş ve din kültürü dersleri zorunlu hale getirilmiştir. Ekonomi cephesinde ise serbest piyasaya geçişi öngören 24 Ocak Kararları onun yönetiminde de sürdürülmüş ve sivil siyasete dönüş aşamasında Turgut Özal hükümetinin kurulmasıyla yeni bir dönem başlamıştır. 

Cumhurbaşkanlığı görevinin ardından uzun yıllar yargı dokunulmazlığı zırhına sahip olan Evren, ömrünün son yıllarında anayasal düzeni ortadan kaldırma suçundan rütbeleri sökülerek müebbet hapis cezasına çarptırılmış, ancak kararın kesinleşme sürecinden önce vefat etmiştir. Hayatının son dönemini sağlık sorunlarıyla geçiren Evren, 9 Mayıs 2015'te Ankara'da bulunan Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde solunum ve çoklu organ yetmezliği sebebiyle 97 yaşında yaşamını yitirmiş ve naaşı Devlet Mezarlığı'na defnedilmiştir.
8. Turgut Özal 
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları Turgut Özal
-Doğum: 13 Ekim 1927 - Ölüm: 17 Nisan 1993
-Görev Süresi: 9 Kasım 1989 - 17 Nisan 1993
Türkiye'yi serbest piyasa ekonomisiyle tanıştıran ve makamında vefat eden sivil cumhurbaşkanıdır. Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı ve Başbakanlık gibi kritik makamlarda görev yaptıktan sonra Çankaya Köşkü'ne çıkmıştır. Ülkenin dışa açık ekonomik dönüşümünü yöneterek ithalat ve ihracatta köklü reformlara imza atmış, telekomünikasyon ve otoyol hamleleriyle modern altyapının kurulmasını sağlamıştır.

Onun liderlik döneminde dünya haritası yeniden şekillenmiştir. En önemli dış politika gelişmesi, SSCB'nin dağılmasıyla birlikte Kafkasya ve Orta Asya'da yeni bağımsız olan Türk Cumhuriyetleri ile ilk resmi diplomatik bağların kurulması ve bölgeye yönelik stratejik açılımların yapılmasıdır. Aynı süreçte patlak veren I. Körfez Savaşı krizini de aktif diplomasiyle yönetmiştir. Görev süresi devam ederken, 17 Nisan 1993'te Çankaya Köşkü'nde geçirdiği ani bir kalp krizi neticesinde vefat etmiştir. Naaşı, kendi vasiyeti üzerine İstanbul'da Vatan Caddesi üzerinde yer alan anıt mezara defnedilmiştir.
9. Süleyman Demirel 
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları Süleyman Demirel
-Doğum: 1 Kasım 1924 - Ölüm: 17 Haziran 2015
-Görev Süresi: 16 Mayıs 1993 - 16 Mayıs 2000
Türk siyasi tarihinin en uzun soluklu ve en renkli aktörlerinden biri olan dokuzuncu cumhurbaşkanıdır. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü döneminde gerçekleştirdiği büyük projeler nedeniyle "Barajlar Kralı" olarak anılmış, siyasi yaşamı boyunca 7 farklı hükümette başbakanlık koltuğuna oturmuştur. Turgut Özal'ın ani vefatının ardından parlamento tarafından Çankaya Köşkü'ne seçilmiştir.

Onun cumhurbaşkanlığı yılları, Türkiye'nin siyasi açıdan oldukça fırtınalı geçirdiği bir döneme denk gelmiştir. Dönemin en belirgin özellikleri arasında, 1990'lı yılların istikrarsız koalisyon hükümetleri krizlerinin tecrübeli bir devlet adamı hakemliğiyle yönetilmesi yer alır. Türk siyasi tarihine derin etkiler bırakan ve "post-modern darbe" olarak nitelendirilen 28 Şubat Süreci askeri-siyasi kriz dönemi de onun cumhurbaşkanlığı altında yaşanmıştır. Bu süreçte devlet kurumları arasındaki gerilimi düşürmek için yoğun bir çaba sarf etmiştir. 

Dış politikada ise Türkiye'nin Avrupa Birliği adaylığının resmen tescillendiği tarihi 1999 Helsinki Zirvesi bu dönemin en büyük kazanımlarından biridir. Yedi yıllık görev süresini tamamladıktan sonra aktif siyasetten çekilmiş, 17 Haziran 2015'te Ankara'da vefat etmiştir. Naaşı memleketi Isparta İslamköy'deki anıt mezarına defnedilmiştir.
10. Ahmet Necdet Sezer
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları Ahmet Necdet Sezer
-Doğum: 13 Eylül 1941
-Görev Süresi: 16 Mayıs 2000 - 28 Ağustos 2007
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı görevinin ardından meclisteki siyasi partilerin ortak mutabakatıyla cumhurbaşkanı seçilen hukukçu liderdir. Devlet yönetiminde hukukun üstünlüğü, şeffaflık, kamuda tasarruf ve anayasal kurallara sıkı sıkıya bağlılık ilkelerini en yüksek perdeden gözetmesiyle tanınmıştır. Çankaya Köşkü'nde sergilediği sade yaşam tarzı ve devlet bütçesinin titiz kullanımı konusunda gösterdiği hassasiyet, toplumsal hafızada derin bir yer edinmiştir.

Görev süresi, Türkiye'nin yakın tarihini şekillendiren çok kritik mali ve yapısal gelişmelere sahne olmuştur. Milli Güvenlik Kurulu toplantısında yaşanan anayasa kitapçığı krizi sonrasında patlak veren 2001 büyük ekonomik krizi bu dönemin en sarsıcı olayıdır. Krizin ardından ekonominin yeniden yapılandırılması amacıyla Kemal Derviş'in yönetimine verilen reform programı uygulanmıştır. Ekonomi cephesindeki bir diğer tarihi dönüm noktası ise, enflasyonla mücadele kapsamında 1 Ocak 2005 itibarıyla Türk lirasından altı sıfır atılarak Yeni Türk Lirası (YTL) reformunun başarıyla hayata geçirilmesidir.

Görev süresi boyunca meclisten gelen yasaları anayasal uygunluk süzgecinden geçirerek çok sayıda kanun ve kararnameyi veto etmesi, onun dengeleyici ve denetleyici hukukçu kimliğini ön plana çıkarmıştır. Yedi yıllık görev süresinin ardından makamını devrederek köşesine çekilmiştir.
11. Abdullah Gül
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları Abdullah Gül
-Doğum: 29 Ekim 1950
-Görev Süresi: 28 Ağustos 2007 - 28 Ağustos 2014
Türkiye'nin on birinci cumhurbaşkanı olan Abdullah Gül, iktisat eğitimi almış ve uluslararası kurumlarda görev yapmış bir isimdir. Siyasi geçmişinde başbakanlık ve dışişleri bakanlığı gibi çok kritik makamlarda bulunan Gül, 2007 yılındaki hararetli meclis oylamalarının ardından Çankaya Köşkü'ne seçilmiştir. Bu seçimle birlikte, parlamento tarafından göreve getirilen son cumhurbaşkanı olarak kayıtlara geçmiştir.

Görev yaptığı yedi yıllık süreçte dış dünyayla entegrasyona ve hukuki yeniliklere ağırlık verilmiştir. Dönemin öne çıkan iç gelişmelerinden biri, Avrupa Birliği üyelik kriterleri doğrultusunda gerçekleştirilen anayasal ve demokratik reformların hız kazanmasıdır. Dış siyasette ise komşu ülkelerle bağları güçlendirmeyi hedefleyen çok yönlü hamleler yapılmış, komşu coğrafyalarla diplomatik temaslar artırılmıştır. Tüm dünyayı sarsan 2008 küresel ekonomik bunalımının Türkiye piyasalarına olan finansal etkileri, onun dönemindeki yönetim süreçleriyle dengelenmeye çalışılmıştır. Anayasal süresini doldurmasının ardından görevini devretmiş ve devlet başkanlığı makamından ayrılmıştır.
12. Recep Tayyip Erdoğan 
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları Recep Tayyip Erdoğan
-Doğum: 26 Şubat 1954
-Görev Süresi: 28 Ağustos 2014 - Devam Ediyor
Türkiye Cumhuriyeti'nin on ikinci cumhurbaşkanıdır. Siyasi kariyerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve 11 yıl boyunca Başbakanlık yaptıktan sonra Çankaya Köşkü'ne çıkmıştır. 2014 yılında yapılan seçimlerde halk oyuyla cumhurbaşkanı seçilmiştir. 2017 anayasa değişikliği referandumu ile parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmiş, 2018 yılında bu yeni sistem uyarınca seçilen ilk devlet başkanı olmuştur. 2023 yılında yapılan seçimleri de kazanarak bu sistemdeki ikinci, toplamda ise üçüncü cumhurbaşkanlığı dönemine adım atmıştır.

Döneminde yaşanan en kritik iç gelişmelerden biri, 15 Temmuz 2016'daki askeri darbe girişimidir. Görev süresince, ulaştırma, sağlık ve enerji alanlarında altyapı projeleri (şehir hastaneleri, otoyollar, köprüler) hayata geçirilmiş, özellikle savunma sanayiinde yerlilik oranının artırılması (İHA/SİHA'lar, milli muharip uçak projeleri, yerli otomobil TOGG) devlet politikası haline gelmiştir. Dış siyasette ise bölgesel bir güç odağı olma vizyonuyla hareket edilmiş; Suriye'nin kuzeyine yönelik askeri harekatlar düzenlenmiş, Libya ve Karabağ gibi kriz bölgelerinde aktif roller üstlenilmiştir. 

Küresel ölçekteki Rusya-Ukrayna Savaşı'nda yürüttüğü diplomasiyle "Tahıl Koridoru Anlaşması" gibi uluslararası uzlaşmalara arabuluculuk etmiştir. Türkiye'nin son yıllarda en aktif diplomatik ağırlık koyduğu ve garantörlük formülleri sunduğu Gazze/Filistin krizi ile Orta Doğu'daki (Mısır, Körfez ülkeleri vb.) bölgesel normalleşme adımları dış politika vizyonunu tamamlayan güncel halkalardır.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Forsu
29 Ekim 1923'te yepyeni bir egemenlik anlayışıyla temelleri atılan Türkiye Cumhuriyeti, asırlık idari hafızasını modern dünyanın evrensel ilkeleriyle harmanlayarak günümüze taşımayı başarmıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün cephelerde geçen bir ömrün ardından sivil dehasıyla kurduğu bu sarsılmaz yapı; hanedanların mutlak otoritesini milletin hür iradesine devrederek bu topraklardaki yönetim zincirine çağdaş ve kalıcı bir mühür vurmuştur.

Sınır boylarında filizlenen ilk Türk beyliklerinin gaza ruhu, üç kıtaya adalet yayan Osmanlı padişahlarının köklü devlet tecrübesi ve nihayetinde küllerinden doğan Cumhuriyetimizin demokratik birikimi, coğrafyamızın kesintisiz liderlik silsilesini oluşturur. Üç bölümlük yazı dizimiz boyunca incelediğimiz bu muazzam kronolojik yolculuk, isimler ve rejimler değişse de bu kadim toprakların yönetim gücünün ve devlet geleneğinin asırlardır hiç kopmadan, aynı kararlılıkla geleceğe akmaya devam ettiğini açıkça gözler önüne sermektedir.