Sen Gittin Ya Ben Çok Güzelleştim / Nilgün Bodur

Kitap okumayı çok seven ama aylık kitap okuma oranı 2 çocuk öncesine göre daha düşük biri olarak en azından ayda 1 kitap okuyup bitirmeye gayret ediyorum. Bu ayın kitabı olan Nilgün Bodur imzalı Sen Gittin Ya Ben Çok Güzelleştim de bittiğine göre, kitap hakkındaki naçizane görüşlerimi yazabilirim artık..
İnstagram' da yazdığı yazıları ve paylaşımlarıyla tanınıyormuş Nilgün Bodur ( Ben ilk kez öğreniyorum ). 2000 yılında çıkardığı Sıradaki Teşekkürüm Bana Yanlış Yapanlara ve 2016 yılında çıkardığı Organik Aşk isimli kitaplarından sonra çıkardığı Sen Gittin Ya Ben Çok Güzelleştim kitabı, Destek Yayınları' ndan 2018 Haziran basımlı. Kitabın bendeki 100. baskısı. Edebiyat, Roman türündeki kitap toplam 256 sayfa. Tanıtım Bülteni' ni yukarıdaki arka kapak fotoğrafına tıklayarak okuyabilirsiniz.
Kitap, isminden dolayı bende ayrılık sonrası sevgiliye yazılmış bir serzeniş, bir iç döküş, bir yıkılmadım ayaktayım konusunu anlatıyor izlenimi vermişti. Arada bunlara da değinilmiş tabi ama genelde iç dünyası, duyguları, değişimleri, günlük hayatı, yemek tarifleri, sosyal medya özellikle instagram gerçekleri, kadın erkek ilişkileri, insani duygular gibi konuları ele almış ve bunları sanki bir sohbet havasında, bazen bir günlük, bazen alt alta sıralanmış kafiyeli kelimelerle şiirsel aktarmış. Yazarı; instagram, facebook veya twitter' da sıkça karşımıza çıkan atarlı-giderli cümlelere de bolca yer vermiş.
Kitaptan bazı alıntıları paylaştıktan sonra yorumlara geçeyim..
* Elinde kalan en değerli hissen zaman ve doğru olan, onu unutmaya değil yaşamaya harcaman.
* Şimdi sen gidiyorsun ya, tutmayayım trafik olur..Yan yolu kullan en iyisi, senin gibi boş olur.
* Lastikli tokam gibisin hayat. İki kere dolanınca bol, üç kere dolanınca dar geliyorsun.
* Sallama insanlar yerine, demlenmiş insanlarla sohbet etmeyi tercih ettiğimden beri acımıyor canım.
* Tanınmak değildir başarı. Neyle tanındığındır ya da tanınmadan başardığındır.
* Takipçin var diye, kendini ne olur daha fazla insan sanma. Seni her gün kanlı canlı görenlerin sevgisini ve saygısını kazandın mı? Sen onu söyle bana.
Alıntılardan az çok kitabın içeriğini anlamışsınızdır sanırım. Kitabı çok satanlar listesinde görüp aldığımda, yukarıda da bahsettiğim gibi ayrılık sonrası depresyon ve kendine geliş süreci gibi bir hikaye bekliyordum ama içeriğinin günlük ya da sosyal medya paylaşımları gibi aktarılmış bir içerik olduğunu görünce bu kategoride olmasına şaşırdım doğrusu. Yazarı da şaşırmış olmalı ki bundan da birkaç yerde bahsetmiş kitabında. Ayrıca avokadoyu çok sevmesinden olsa gerek, tariflerde bolca yer vermiş bu meyveye. Bir de sanırım Şeyma Subaşı' ndan haz etmiyor olmalı ki ona da birkaç yerde değinmiş satır aralarında. Kitapta yazanlara bakarsak sanırım daha çok kadınlara hitap ediyor gibi.  Her neyse..Normalde bu sayfa sayısına sahip, içeriği dopdolu bir kitap, 3-4 gün sürünürdü elimde bitmek için. Ama neredeyse çoğu tek sayfaya, büyük puntolarla, 2-3 cümle sığdırılmış yaprakları okumak toplam 3-3.5 saatimi aldı. Tabi bu herkesin okuma hızına ve konsantrasyonuna göre değişir. Edebi bir eser yerine eğlenceli, kafa dağıtacak bir kitap olarak ele alınırsa keyif alabileceğinizi düşünüyorum.
yeşimlehertelden