Osmanlı Öncesi Anadolu Tarihi: İlk Türk Beylikleri ve Selçuklu Sultanları

Anadolu topraklarının Türk-İslam kimliğine bürünme süreci bir gecede yaşanmış bir mucize değil; Bizans İmparatorluğu sınırlarında adım adım ilerleyen, derin bir strateji ve keşif dönemi barındıran köklü bir dönüşümdür. Bir tarihi anlatı bu serüveni doğrudan Malazgirt Zaferi ile başlatsa da, gerçek çok daha geriye uzanır. 11. yüzyılın başlarında Bizans İmparatorluğu, Anadolu'daki gücünü ve lojistik kaynaklarını kaybetmeye yüz tutmuş, iç karışıklıklarla boğuşan bir sarsıntı içindeydi. Tam bu dönemde, doğudan gelen Selçuklu rüzgârı, Pasinler ve Malazgirt zaferleriyle Anadolu'nun kapılarını bir daha kapanmamak üzere açacaktı.

Her şey 1015 yılında Çağrı Bey'in birkaç bin atlısıyla Bizans sınırlarından içeri süzülmesiyle başladı. O gün sadece bir keşif olan bu yolculuk, Alparslan'ın Malazgirt zaferiyle bir sel gibi Anadolu'ya akacak olan Türk beylerinin ilk ayak sesleriydi.  Bu yazı dizimizin ilk halkasında, bu kadim idari zincirin en başına, yani henüz Osmanlı Devleti kurulmadan önceki döneme gideceğiz. Bizans İmparatorluğu döneminde Anadolu coğrafyasında hüküm sürmüş, bugünkü yönetim kültürümüzün temel taşlarını döşemiş olan Türk beylerini ve sultanlarını kronolojik bir sırayla inceleyeceğiz.

1. Keşif ve İlk Temas Dönemi (Büyük Selçuklu Liderleri)
• Çağrı Bey (D. 990-Ö. 1060) (Büyük Selçuklu Devleti/Faaliyet Süresi 1015-1021 Seferleri)
Gazneli ve Karahanlı kıskacında sıkışan Oğuz boylarına güvenli bir sığınak aramak amacıyla, Doğu Anadolu içlerine ilk planlı ve profesyonel keşif harekatını idare eden askeri dehadır. Yanındaki 3.000 seçkin atlısıyla Azerbaycan üzerinden Van Gölü havzasına, Erzurum ve İspir civarına kadar uzanan geniş bir coğrafyada Bizans ve Ermeni birliklerini bozguna uğratmıştır. Bu harekatın temel amacı bölgeyi fethetmek değil, zemin yoklamaktı. Sefer sonunda kardeşi Tuğrul Bey'e, bölgedeki savunma hatlarının zayıf olduğunu ve Anadolu'nun Türkmenler için kusursuz bir geleceğe sahip olduğunu bildirerek Büyük Selçuklu'nun batı vizyonunun entelektüel temelini atmıştır.
Anadolu beylikler dönemi, Çağrı Bey
Çağrı Bey
• Tuğrul Bey (D. 990/995-Ö.1063) (Büyük Selçuklu Devleti/Faaliyet Süresi 1040-1063)
Selçuklu Devleti'nin kurucu sultanı ve hanedanın siyasi lideridir. Onun hükümdarlık döneminde Türklerin Anadolu'ya yerleşme ideali, dağınık akınlardan çıkıp sistemli bir devlet stratejisine dönüştürülmüştür. Sınır boylarında biriken Türkmen gücünü Bizans üzerine yönlendirmiş ve bu sürecin ilk büyük zirvesi 1048 Pasinler Savaşı zaferi olmuştur. Bu askeri başarının ardından Bizans İmparatorluğu'nu diplomatik olarak masaya oturtmuş; İstanbul'daki harap durumdaki tarihi caminin tamir edilmesi ve burada Şii-Fatımi halifesi yerine Abbasi halifesi ile Sultan Tuğrul Bey adına Sünni hutbe okutulması şartıyla imparatorluğa üstünlüğünü kabul ettirmiştir.
Anadolu beylikler dönemi, Tuğrul Bey
Tuğrul Bey
• İbrahim Yınal (Ö. 1059) (Büyük Selçuklu Devleti/Faaliyet Süresi 1038–1059)
Sultan Tuğrul Bey'in anne bir kardeşi (aynı zamanda baba tarafından kuzeni) olan, Selçuklu ordusunun batı cephesindeki en mühim askeri lideridir. Kendisine merkez olarak tahsis edilen Azerbaycan ve Batı İran topraklarından Anadolu içlerine doğru yıpratıcı akınlar organize etmiştir. Tarihi şöhretini kazandığı 1048 Pasinler Savaşı'nda Selçuklu kuvvetlerinin başkomutanlığını üstlenmiş, Bizans ve Gürcü müttefik ordusunu ağır bir bozguna uğratarak Gürcü Prensi IV. Liparit'i cephede esir almıştır. Bu zaferle birlikte Doğu Anadolu'daki Türk ilerleyişinin önünü tamamen açmıştır. İlerleyen yıllarda kendi adına hutbe okutup merkezi otoriteye karşı taht isyanı başlatmış; Rey yakınlarında (Tahran yakınları) yaşanan kanlı bir iç savaşın ardından esir düşerek Tuğrul Bey'in emriyle yay kirişiyle boğulmak suretiyle hayatını kaybetmiştir.
Anadolu beylikler dönemi, İbrahim Yınal Bey
İbrahim Yınal
• Kutalmış (Ö. 1063) (Büyük Selçuklu Devleti/Faaliyet Süresi 1040–1063)
Selçuklu hanedanının köklü kollarından Arslan Yabgu'nun oğlu ve gelecekte kurulacak olan Anadolu Selçuklu Devleti'nin kurucusu Süleyman Şah'ın babasıdır. 1048 yılındaki Pasinler Savaşı'nda İbrahim Yınal ile birlikte ordunun sevk ve idaresinde cephe komutanı olarak yer almış, Bizans tahkimatlarını yıkan sınır akınlarını doğrudan yönetmiştir. Askeri dehası ve hanedandaki soy üstünlüğü sebebiyle Tuğrul Bey'in ölümünün ardından saltanatın kendi hakkı olduğunu savunmuştur. Kendisine biat etmeyen ve Rey tahtına oturan Sultan Alp Arslan ile 1063 yılının sonlarında giriştiği şiddetli taht mücadelesini (Dameğan yakınlarındaki muharebeyi) kaybetmiş; savaş meydanından geri çekilirken atından düşmesi neticesinde feci şekilde can vermiştir. Alp Arslan, hanedan hukukuna saygısından ötürü cenazesini bizzat amcası Tuğrul Bey'in türbesine defnettirmiştir.
Anadolu beylikler dönemi, Kutalmış Bey
Kutalmış

2. Kapıların Açılması ve İlk Fetihler
• Sultan Alparslan (D. 1029-Ö. 1072) (Büyük Selçuklu Devleti/Faaliyet Süresi 1063-1072)
Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun ikinci sultanı, amcası Tuğrul Bey'in ardından tahta geçerek devleti tek bir otorite altında birleştiren büyük liderdir. 1064 yılında Hristiyan alemi için aşılmaz kabul edilen ve Bizans'ın en korunaklı sınır kalesi olan Ani Şehri'ni fethederek Abbasi Halifesi'nden "Ebü'l-Feth" (Fetihlerin Babası) unvanını almıştır. Tarihin seyrini değiştiren 1071 Malazgirt Savaşı'nda taktiksel bir dehayla Bizans ordusunu imha etmiş, İmparator Romen Diyojen'i esir alarak İslam dünyasına eşsiz bir zafer yaşatmıştır. Muharebenin ardından komutanlarını Anadolu içlerine sevk ederken uyguladığı "Toprak, onu fethedenin malıdır" stratejisi, merkezi devlete bağlı ilk Türk beyliklerinin kurulmasını ve Anadolu'nun hızlıca Türkleşmesini sağlayan esas hamle olmuştur.
Anadolu beylikler dönemi, Sultan Alparslan
Sultan Alparslan
• Afşin Bey (Ö. 1078 civarı) (Büyük Selçuklu Devleti Uç Beyi/Faaliyet Süresi 1066-1078 Akınları)
Malazgirt Zaferi'nin altyapısını hazırlayan, Selçuklu askeri tarihinin en yıpratıcı ve sıra dışı akıncı generallerindendir. Henüz büyük meydan savaşından yıllar önce, Bizans savunma mekanizmasını içeriden çökertmek amacıyla Anadolu coğrafyasını baştan başa yarmıştır. İdaresindeki dinamik süvari birlikleriyle Kayseri ve Konya gibi korunaklı Bizans metropollerini aşmış, Anadolu'yu boydan boya geçerek ilk defa İstanbul Boğazı kıyılarına (Üsküdar) kadar ulaşan devasa bir harekatı yönetmiştir. Bu stratejisiyle Bizans'ın taşradaki lojistik, ekonomik ve askeri kaynaklarını kurutmuş; imparatorluğun Anadolu üzerindeki hakimiyet iddialarını kökünden sarsarak Türk yerleşimine zemin hazırlamıştır.
Anadolu beylikler dönemi, Afşin Bey
Afşin Bey

3. İlk Anadolu Beyliklerinin Kurucuları (11. Yüzyıl Sonu - 12. Yüzyıl Başı)
• Danişmend Ahmed Gazi (Danişmend Taylu b. Ali) (Ö. 1085) (Danişmendliler/Faaliyet Süresi 1071-1085)
Malazgirt Zaferi'nin kazanılmasında etkin rol oynamış, Türkmen kökenli meşhur bir Selçuklu komutanıdır. Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan'ın fetih stratejisi doğrultusunda Orta Anadolu'ya yönelmiş; Sivas merkez olmak üzere Niksar, Tokat, Amasya, Çorum ve Kayseri hatlarında Danişmendliler Beyliği'nin güçlü temellerini atmıştır. Kültürel birikimi, okuma yazma bilmesi ve soydaşlarına muallimlik yapması sebebiyle Farsça kökenli "alim/bilge" manasına gelen "Danişmend" lakabıyla şöhret bulmuştur.
Anadolu beylikler dönemi, Danişmend Ahmed Gazi
Danişmend Ahmed Gazi
• Gümüştegin Melik Ahmed Gazi (Ö. 1104) (Danişmendliler/Faaliyet Süresi 1085-1104) 
Danişmend Gazi'nin ardından beyliğin idaresini üstlenen, hanedanın ikinci ve en hareketli hükümdarlarındandır. I. Haçlı Seferi (1096-1099) ile başlayan ve Anadolu'yu tehdit eden muazzam Haçlı ordularına karşı Türkiye Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan ile stratejik bir savunma bloku oluşturmuştur. Ortaya koyduğu askeri akılla Haçlı ilerleyişini Orta Anadolu'da ciddi şekilde sekteye uğratmış, Antakya Prinkepsi Bohemond'u düzenlediği bir pusuyla esir ederek Niksar Kalesi'ne kapatmıştır. Gösterdiği bu direnişin ardından 1102 yılında Malatya'yı kesin olarak topraklarına katıp beyliğin etki sahasını Doğu Anadolu sınırlarına kadar genişletmiştir.
Anadolu beylikler dönemi, Gümüştegin Melik Ahmed Gazi
Gümüştegin Melik Ahmed Gazi
• Emir Gazi (Melik Gazi) (Ö. 1134) (Danişmendliler/Faaliyet Süresi 1104-1134) 
Gümüştegin Gazi'nin büyük oğlu olan hükümdar, beyliğin en parlak ve kudretli dönemine imza atmıştır. Anadolu Selçuklu Devleti'nin iç siyasetine doğrudan yön verecek kadar büyük bir nüfuza ulaşmıştır. Popüler tarih anlatılarındaki yaygın hatanın aksine, Haçlı lideri Bohemund'u esir eden kişi kendisi değil, babasıdır. Emir Gazi ise daha sonra elden çıkan Malatya'yı 1124 yılında kati olarak topraklarına katmıştır. Bölgedeki Hristiyan güçlere karşı kazandığı başarılar üzerine, Abbasi Halifesi ve Büyük Selçuklu Sultanı tarafından kendisine "Melik" unvanı verilmesi kararlaştırılmıştır; fakat resmi belgeleri getiren elçiler şehre vardığında hükümdar son nefesini vermek üzere olduğundan, bu unvanı fiilen halefi taşımıştır.
Anadolu beylikler dönemi, Emir Gazi (Melik Gazi)
Emir Gazi (Melik Gazi)
• Ebü'l-Kasım İzzeddin Saltuk Bey (Ö. 1102 civarı) (Saltuklular/Faaliyet Süresi 1071-1102) 
Malazgirt Zaferi'nin hemen ardından sahneye çıkan ve Anadolu'daki ilk Türk beyliğinin temelini Erzurum'da atan stratejik bir liderdir. Sultan Alparslan'ın emriyle Doğu Anadolu sınır boylarında (Kars, Bayburt, Pasinler hattı) fetihler yapıp buraları yurt edinmiştir. Saltuk Bey'in asıl tarihi misyonu, sadece batıya giden boylara yol açmak değil; Gürcü Krallığı ve Bizans'ın Kafkasya üzerinden gelen yıpratıcı saldırılarını cephede göğüslemektir. Böylece bölgede aşılması zor bir emniyet kalkanı kurmuş ve Türkmen nüfusun Anadolu içlerine güvenle yerleşmesini mümkün kılmıştır.
Anadolu beylikler dönemi, Ebü’l-Kasım İzzeddin Saltuk Bey
Ebü'l-Kasım İzzeddin Saltuk Bey
• Dilmaçoğlu Mehmed Bey (Alp Tigin Mehmed) (Ö. 1104) (Dilmaçoğulları/Faaliyet Süresi 1071-1104) 
Malazgirt öncesinde de Anadolu topraklarına sızan öncü Türkmen akıncılar arasında yer alan ve meşhur meydan savaşında bizzat çarpışan Selçuklu komutanıdır. Savaşın ardından Kızılırmak boylarına kadar uzanan harekatlarda ve Halep çevresindeki Selçuklu fetihlerinde görev almıştır. Büyük Selçuklu Devleti'nin Mervaniler üzerine düzenlediği seferdeki üstün başarıları neticesinde, 1085 yılında Bitlis ve çevresi kendisine hizmet karşılığı yönetim alanı olarak teslim edilmiştir. Burada kendi adıyla anılacak köklü bir beylik kurarak, bölgedeki Bizans ve Ermeni derebeylerinin feodal ağlarını parçalamış; Doğu Anadolu'nun stratejik geçiş yollarını tamamen Türk kontrolüne geçirmiştir.
Anadolu beylikler dönemi, Dilmaçoğlu Mehmed Bey (Alp Tigin Mehmed)
Dilmaçoğlu Mehmed Bey (Alp Tigin Mehmed)
• Mengücek Gazi (Emir Ahmed Mengücek) (Ö. 1118 civarı) (Mengücekliler/Faaliyet Süresi 1071-1118)
Sultan Alparslan'ın Anadolu'nun fethiyle görevlendirdiği emirler arasında yer alan ve Yukarı Fırat havzasında destanlaşan bir hanedan kurucusudur. Erzincan, Kemah, Divriği ve Şebinkarahisar hattındaki aşılmaz kabul edilen dağlık Bizans tahkimatlarını sırayla düşürmüştür. Doğu Karadeniz'deki Trabzon Bizans düklerinin ve Kafkasya'dan inen Gürcülerin güneye doğru sarkma koridorlarını kapatarak Selçuklu'nun kuzeydoğu sınır emniyetini perçinlemiştir. Bölgedeki yerli Ermeni ve Süryani halkı Bizans'ın ağır vergi ve mezhep baskısından kurtarıp adaletli bir himaye sunmuş, bu sayede yerel nüfusun da desteğini alarak bölgenin Türk-İslam yurduna dönüşmesini içeriden kolaylaştırmıştır. Kuzeybatı Kemah'taki muharebelerin birinde şehit düştüğü kabul edilir.
Anadolu beylikler dönemi, Mengücek Gazi (Emir Ahmed Mengücek)
Mengücek Gazi (Emir Ahmed Mengücek)

4. Türkiye Selçuklu Devleti Kuruluş, Yükseliş ve Zirve Dönemi (11.-13. Yüzyıl)
• Kutalmışoğlu Süleyman Şah (Ö. 1086) (Anadolu Selçuklu Devleti/Faaliyet Süresi 1075-1086)
Bağımsız Türkiye Selçuklu Devleti'nin kurucu hükümdarıdır. Bizans İmparatorluğu'nun yaşadığı derin iç buhranları ve taht kavgalarını muazzam bir diplomatik dehayla lehine çevirmeyi başarmıştır. 1075 yılında İznik'i stratejik bir üs olarak ele geçirmiş, ardından 1077-1078 yıllarında burayı devletin resmi başkenti ilan ederek Anadolu'daki Türk birliğini tek çatı altında toplamıştır. 1081 yılında Bizans ile imzaladığı Drakon (Kırkgeçit) Çayı Antlaşması sayesinde Üsküdar önlerine kadar uzanan sınırları yasal güvenceye kavuşturmuş ve imparatorluğu yıllık vergiye bağlayarak Türk egemenliğini Marmara kıyılarına kazımıştır. 1086 yılında Suriye Selçuklu Meliki Tutuş ile girdiği Ayn Seylem Muharebesi'ni kaybederek vefat etmiştir.
Anadolu beylikler dönemi, Kutalmışoğlu Süleyman Şah
Kutalmışoğlu Süleyman Şah
• Ebu'l-Kasım (Ö. 1092) (Anadolu Selçuklu Devleti/Faaliyet Süresi 1086-1092 İznik Yönetimi)
Süleyman Şah'ın Antakya seferine çıkarken İznik'te bıraktığı, hükümdarın vefatından sonra ise başkentin yönetimini üstlenen dirayetli devlet adamı ve askeri liderdir. Gemlik civarında Selçukluların ilk denizcilik faaliyetlerini başlatarak bir tersane kurmuş ve Marmara Denizi'nde Bizans'ı tehdit edecek gemiler inşa ettirmiştir. Bu deniz gücünü, İzmir'de devasa bir donanma oluşturan Çaka Bey ve Balkanlar'daki Peçenek Türkleri ile birleştirerek İstanbul'u tam anlamıyla kuşatma çemberine almıştır. Onun bu deniz aşırı hamleleri ve başkenti hem Büyük Selçuklu baskısına hem de Bizans saldırılarına karşı başarıyla savunması, İmparator I. Aleksios Komnenos'u çaresiz bırakarak Batı dünyasından acil askeri yardım talep etmesine yol açmış; bu süreç I. Haçlı Seferi'nin fitilini ateşleyen en kritik bölgesel gelişme olmuştur.
Anadolu beylikler dönemi, Ebu'l-Kasım
Ebu'l-Kasım
• Çaka Bey (Ö. 1095) (Çaka Beyliği/Faaliyet Süresi 1081-1095)
Gençlik yıllarında Bizans İmparatorluğu'na esir düşerek saray bürokrasisini ve Grek kültürünü yakından tanıma fırsatı bulan, ardından serbest kalarak İzmir'i ele geçiren dahi bir devlet adamıdır. İzmir'de kurduğu 40 parçalık filoyla tarihteki ilk organize Türk donanmasının temellerini atmış ve ilk Türk amirali unvanını almıştır. 1090 yılındaki Koyun Adaları Deniz Muharebesi'nde Bizans donanmasını ağır bir hezimete uğratarak Ege adalarında güçlü bir hakimiyet kurmuştur. Nihai hedefi olan İstanbul'u kuşatmak amacıyla Balkanlar'daki Peçenek Türkleri ve İznik'teki Selçuklu vekili Ebu'l-Kasım ile stratejik bir ittifak çemberi oluşturmuştur. Onun bu yükselişinden ürken Bizans İmparatoru I. Aleksios Komnenos'un kışkırtmaları neticesinde, 1095 yılında damadı Türkiye Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan tarafından düzenlenen bir devlet ziyafetinde öldürülmüştür.
Anadolu beylikler dönemi, Çaka Bey
Çaka Bey
• Sultan I. Kılıç Arslan (D. 1079 civarı-Ö. 1107) (Anadolu Selçuklu Devleti/Faaliyet Süresi 1093-1107)
Babası Süleyman Şah'ın vefatının ardından fetret devrine giren devleti yeniden toparlayarak İznik tahtına oturan dirayetli Türkiye Selçuklu sultanıdır. Batı dünyasının İslam coğrafyasını işgal etmek amacıyla başlattığı I. Haçlı Seferi'nin (1096-1099) ilk muazzam dalgasını İznik surları önünde karşılamıştır. Bizans destekli Haçlı ordularının sayıca üstünlüğü karşısında başkenti stratejik bir kararla iç bölgedeki Konya'ya taşımış, böylece devlet mekanizmasının ve Türk varlığının tamamen tasfiye edilmesini engellemiştir. İznik'in kaybından sonra taktik değiştirerek Anadolu steplerinde yıpratıcı pusu ve lojistik kesme hamlelerine girişmiş; özellikle 1101 yılındaki Haçlı dalgalarında diğer Türk beylikleriyle birleşerek düşman ordularını aşamalı olarak haritadan silmiştir. Devletin sınırlarını Doğu Anadolu'ya kadar genişletip Musul'u kontrol altına aldığı sırada, Büyük Selçuklu emirleriyle girdiği Habur Çayı Muharebesi'nde atıyla birlikte nehirde boğularak şehit düşmüştür.
Anadolu beylikler dönemi, Sultan I. Kılıç Arslan
Sultan I. Kılıç Arslan
• I. Rükneddin Mesud (D. 1095-Ö. 1155) (Anadolu Selçuklu Devleti/Faaliyet Süresi 1116-1155)
Tahtta kaldığı yaklaşık kırk yıl boyunca devletin kurumsallaşmasını sağlayan ve ilk Selçuklu madeni parasını bastıran vizyoner sultandır. En büyük askeri başarısını II. Haçlı Seferi sırasında göstermiş, Alman İmparatoru III. Konrad komutasındaki Bizans destekli devasa Haçlı ordusunu Dorileon yani Eskişehir yakınlarında ağır bir yenilgiye uğratmıştır. Ardından gelen Fransız ordusunu da Yalvaç civarında hırpalayarak Anadolu geçişini Haçlılar için tam bir felakete dönüştürmüştür. Onun döneminde sağlanan mutlak Türk hakimiyeti ve askeri üstünlük neticesinde, Batı dünyasındaki seyahatnamelerde ve resmi kroniklerde Anadolu coğrafyasından ilk kez coğrafi bir terim olarak Turchia yani Türkiye şeklinde bahsedilmeye başlanmıştır.
Anadolu beylikler dönemi, I. Rükneddin Mesud
I. Rükneddin Mesud
• II. Kılıç Arslan (D. 1113-Ö. 1192) (Anadolu Selçuklu Devleti/Faaliyet Süresi 1156-1192)
Anadolu'daki Türk birliğini büyük ölçüde sağlayan ve devleti bir imparatorluk seviyesine taşıyan kudretli sultandır. 1176 yılında yaşanan Miryokefalon Savaşı'nda, Bizans İmparatoru Manuel Komnenos'un Türkleri Anadolu'dan tamamen atmak amacıyla topladığı son büyük ordusunu Denizli-Isparta hattındaki dar geçitlerde pusuya düşürmüştür. Bizans'ın lojistik desteğini ve ağır kuşatma silahlarını dar düzlüklerde imha ederek imparatoru barış masasına oturmaya mecbur bırakmıştır. Bu stratejik zafer, Malazgirt ile açılan kapıların arkasındaki toprakların tapusu olmuş; Bizans'ın Anadolu'yu askeri güçle geri alma hayallerini ebediyen suya düşürerek bölgenin kesin ve kalıcı bir Türk yurdu olduğunu dünyaya tescillemiştir.
Anadolu beylikler dönemi, II. Kılıç Arslan
II. Kılıç Arslan
• I. Gıyaseddin Keyhüsrev (D. 1164-Ö. 1211) (Anadolu Selçuklu Devleti/Faaliyet Süresi 1192-1196/1205-1211)
Tahta iki kez çıkarak devlete liderlik eden, ülkeyi açık deniz ticaretine açmak amacıyla 1207 yılında Antalya'yı mülküne katan akıllı devlet adamıdır. Dördüncü Haçlı Seferi fırtınasından kaçıp İznik merkezli bir Bizans halef devleti kuran Rumlara karşı 1211 yılında Alaşehir, diğer adıyla Antakya-i Meandros Muharebesi'ni sevk ve idare etmiştir. Savaş alanında İznik İmparatoru Theodoros Laskaris'i teke tek mücadelede alt edip atından düşürmesine rağmen, hemen ardından Selçuklu saflarına sızan bir Frenk paralı askeri tarafından trajik şekilde arkadan vurularak şehit edilmiştir. Onun vefatı, kesinleşmek üzere olan mutlak zaferi bir barış antlaşmasına dönüştürmüştür.
Anadolu beylikler dönemi, I. Gıyaseddin Keyhüsrev
I. Gıyaseddin Keyhüsrev
• I. İzzeddin Keykavus (D. 1180-Ö. 1220) (Anadolu Selçuklu Devleti/Faaliyet Süresi 1211-1220) 
Babasının savaş meydanında şehit düşmesiyle idareyi alan, askeri hamlelerini ekonomik ve ticari vizyonla taçlandıran sultandır. 1214 yılındaki kuşatmayla Sinop'u fethederek Karadeniz kapılarını Türklere açmış, bölgenin diğer Bizans ardılı olan Trabzon Rum İmparatorluğu'nu doğrudan mağlup edip vergiye bağlamıştır. Babasının ölümünün ardından Hristiyanlar tarafından geri alınan Antalya'yı 1216'da yeniden fethederek Akdeniz koridorunu emniyete almıştır. Kıbrıs Krallığı ve Venedik ile gümrük kolaylıkları içeren ilk uluslararası ticaret anlaşmalarını imzalayarak, Anadolu'yu hem kuzeyden hem güneyden küresel deniz ticaretinin ana üssü haline getirmiştir.
Anadolu beylikler dönemi, I. İzzeddin Keykavus
I. İzzeddin Keykavus
• I. Alaeddin Keykubad (D. 1190-Ö. 1237) (Anadolu Selçuklu Devleti/Faaliyet Süresi 1220-1237)
Türkiye Selçuklu Devleti'ni her alanda zirveye taşıyan, halkı tarafından Keykubad-ı Azam lakabıyla anılan en kudretli sultandır. 1221 yılında Akdeniz kıyısındaki Kalonoros Kalesi'ni fethederek buraya kendi adına atıfla Alaiye adını vermiş ve güney sahillerini korumak için devasa bir tersane inşa ettirmiştir. Ticaret yollarını sigorta sistemiyle güvenceye almış, devletin sınırlarını Karadeniz'in karşı kıyısındaki Suğdak'a kadar ulaştırmıştır. Siyasi ve askeri dehasıyla Trabzon ile İznik Rumlarını vergiye bağlayarak kontrol altında tutmuştur. Yaklaşan Moğol tehlikesini erkenden fark ederek şehir surlarını tahkim etmiş, Doğu Anadolu sınırına sarkan Harzemşahları 1230 Yassıçemen Savaşı'nda ağır bir bozguna uğratarak doğu emniyetini perçinlemiştir. 1237 yılında Kayseri'de verdiği bir ziyafet esnasında zehirlenerek vefat etmiştir.
Anadolu beylikler dönemi, I. Alaeddin Keykubad
I. Alaeddin Keykubad

5. Moğol İstilası Sonrası Anadolu Uç Beylikleri (13. Yüzyıl Sonu-14. Yüzyıl Başları)
* Tarihsel Not: Söğüt Uç Bölgesi ve Ertuğrul Gazi (Ö. 1281 civarı) (Kayı Boyu Uç Beyliği/Faaliyet Süresi 1230'lar–1281)
1243 Kösedağ Savaşı sonrası Selçuklu otoritesinin çökmesiyle Bizans sınırında başlayan bağımsızlaşma sürecinin en stratejik askeri liderlerindendir. Moğol istilasıyla Anadolu'ya akan Türkmen dalgasını organize ederek Sultan I. Alaeddin Keykubad'ın himayesinde Söğüt ve Domaniç bölgesine yerleşmiştir. Henüz bir beylik yapısına geçmemiş olsa da, Bizans tekfurlarına karşı yürüttüğü gaza politikası ve alp disipliniyle sınır hattında güçlü bir askeri üs inşa etmiştir. Ertuğrul Gazi'nin kurduğu askeri ve coğrafi altyapı, oğlu Osman Gazi'nin kuracağı Osmanlı İmparatorluğu'nun ideolojik ve askeri kök hücresini oluşturmuştur.
Anadolu beylikler dönemi, Ertuğrul Gazi
Ertuğrul Gazi
• Menteşe Bey (Ö. 1296 yılından önce) (Menteşeoğulları Beyliği/Faaliyet Süresi 1261–1282/1296)
Moğol baskısı nedeniyle batıya göç eden Türkmen boylarını organize ederek antik Karya bölgesinde kendi adıyla anılacak beyliği kuran ilk uç beyidir. Bizans'ın Ege kıyılarındaki lojistik ağını parçalayarak Muğla, Milas ve çevresindeki stratejik tahkimatları tek tek düşürmüştür. Menteşe Bey'in kurduğu bu beylik, coğrafi avantajını kullanarak kısa sürede denizciliğe yönelmiş; kurdukları ilk tersaneler ve dinamik filolar sayesinde hem Ege adalarındaki Hristiyan egemenliğini sarsmış hem de Akdeniz'deki Latin ticaret hanedanlarını masaya oturmaya mecbur bırakacak deniz akınlarının askeri temelini atmıştır.
Anadolu beylikler dönemi, Menteşe Bey
Menteşe Bey
• Karamanoğlu Mehmed Bey (Ö. 1277) (Karamanoğulları Beyliği/Faaliyet Süresi 1261-1277) 
Türkiye Selçuklu Devleti'nin Moğol vesayeti altında siyasi iradesini kaybettiği fetret döneminde, Türkmenlerin haklarını savunmak üzere öne çıkan radikal bir liderdir. Moğol ve işbirlikçi Selçuklu idaresine karşı büyük bir isyan başlatarak 1277 yılının Mayıs ayında Selçuklu başkenti Konya'yı ele geçirmiştir. Konya'da kurduğu yeni yönetim mekanizmasında, 13 Mayıs 1277 tarihinde Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan dil fermanını yayımlamıştır. Bu fermanla devlet işlerinde, sarayda ve meclislerde Türkçeden başka bir dil konuşulmasını kesin olarak yasaklayarak Farsça ve Arapça karşısında Türkçeyi resmi devlet dili katına yükseltmiştir. Aynı dönemde Akdeniz sahillerine ve Kilikya Ermeni Krallığı sınır hatlarına düzenlediği yıpratıcı askeri seferlerle Türkmen nüfusunun güney sınır hattındaki egemenliğini pekiştirmiştir. Konya'yı geri almak için harekete geçen Moğol devriyeleriyle girdiği çarpışmada şehit edilmiştir.
Anadolu beylikler dönemi, Karamanoğlu Mehmed Bey
Karamanoğlu Mehmed Bey
• Germiyanoğlu I. Yakub Bey (Ö. 1340 civarı) (Germiyanoğulları Beyliği/Faaliyet Süresi 1300–1340)
Batı Anadolu coğrafyasında Kütahya merkezli olmak üzere dönemin en zengin ve nüfuzlu devletini inşa eden beylik kurucusudur. Bizans sınır hattındaki toprakları, Menderes vadisini ve özellikle stratejik bir üs olan Alaşehir çevresini düzenlediği yoğun askeri baskılar neticesinde yıllık 100 bin altın gibi devasa bir vergiye bağlamıştır. Hakimiyeti altındaki topraklar doğuda Ankara'ya kadar uzanmış, komşu Türkmen beylikleri üzerinde üstün bir siyasi himaye elde etmiştir. Onun dönemi, beyliğin gümüş madenleri ve tekstil ticareti sayesinde ekonomik olarak en müreffeh yaşadığı çağ olmuştur. Söğüt ve çevresinde Osmanlı Beyliği'nin fiilen kurulup bağımsızlaştığı 1300'lü yılların başında, emrindeki 40 bin süvari ve muazzam ordu gücüyle Batı Anadolu'nun en güçlü ve mutlak üst lideri konumundadır. Kendisine dair tarihteki son kayıt 1340 yılında Memlük Sultanlığı ile yaptığı resmi mektuplaşmalardır.
Anadolu beylikler dönemi, Germiyanoğlu I. Yakub Bey
Germiyanoğlu I. Yakub Bey
• Saruhan Bey (Ö. 1346) (Saruhanoğulları Beyliği/Faaliyet Süresi 1300-1346)
Batı Anadolu uç bölgesinde Harezm kökenli bir Türkmen hanedanının temelini atan ve Ege sahillerine kadar uzanan topraklarda egemenlik kuran liderdir. Bizans'ın bölgedeki en önemli kalelerinden biri olan Manisa'yı, üç yıl süren şiddetli bir ablukadan sonra 1313 yılında fethederek beyliğinin merkezi yapmıştır. Sınırları denizle buluşur buluşmaz güçlü bir donanma inşa ettirmiş ve Ege Denizi'nde Latin güçlerine karşı etkili bir deniz gazası politikası izlemiştir. Aydınoğulları ile kurduğu stratejik askeri ortaklık sayesinde Ege adalarına yıpratıcı seferler düzenlemiş, Bizans imparatorluk makamının iç taht mücadelelerine müdahale edecek kadar büyük bir donanma gücüne ulaşmıştır. Trakya içlerine kadar uzanan askeri harekatlarda emrindeki Türkmen birlikleriyle Bizans topraklarını doğrudan tehdit etmiştir.
Anadolu beylikler dönemi, Saruhan Bey
Saruhan Bey
• Karesi Bey (Ö. 1328-1330 yılları arası) (Karesioğulları Beyliği/Faaliyet Süresi 1300-1328 veya 1330)
Kökeni Danişmendli hanedanına dayanan, Anadolu Selçuklu Devleti'nin dağılma sürecinde Kuzeybatı Anadolu'da bağımsızlığını ilan eden stratejik bir devlet adamıdır. Çanakkale, Bergama ve Balıkesir hattında Bizans'ın son sınır savunma mekanizmalarını tamamen işlemez hale getirerek Mysia bölgesinde (Marmara Bölgesi'nin güneyi ile Ege Bölgesi'nin kuzeyini kapsayan tarihi bölge) mutlak Türk hakimiyetini kurmuştur. Edremit Körfezi ile Çanakkale Boğazı kıyılarında kurduğu askeri tersaneler sayesinde güçlü bir sahil güvenlik ve donanma gücü meydana getirmiştir. Bu stratejik hamlesiyle Bizans İmparatorluğu'nun Avrupa topraklarından, yani Rumeli üzerinden Anadolu'daki taşra garnizonlarına gönderebileceği lojistik ve askeri destek hatlarını denizden tamamen kesmiştir. Karesi Bey'in kurduğu bu güçlü askeri ve denizci altyapı, vefatının ardından beyliğin Osmanlı topraklarına katılmasıyla birlikte gelecekteki Osmanlı donanmasının çekirdeğini oluşturmuştur.
Anadolu beylikler dönemi, Karesi Bey
Karesi Bey
• Aydınoğlu Mehmed Bey (Mübarizüddin Gazi Mehmed) (Ö. 1334) (Aydınoğulları Beyliği/Faaliyet Süresi 1308-1334)
Başlangıçta Germiyanoğulları bünyesinde bir subaşı olarak görev yapan, ardından Ege sahillerine inerek kendi bağımsız beyliğini kuran stratejik bir devlet adamıdır. Bir zamanlar Çaka Bey'in hakimiyetinde olan fakat Haçlı Seferleri fırtınasıyla yeniden Bizans idaresine geçen toprakları geri almak için büyük bir gaza harekatı başlatmıştır. Birgi, Tire ve Ayasuluk (Selçuk) civarını fethettikten sonra 1310 yılında İzmir'in yukarı kesimini Bizans'tan temizlemiştir. Eski medeniyet havzasını süratle Türkleştirmiş, koruma altına aldığı Türk dili ve kültürü sayesinde beyliğin kurumsal temellerini Birgi merkezli olarak sağlamlaştırmıştır. Ölmeden önce ülkesini beş oğlu arasında paylaştırarak deniz işlerini askeri dehasına güvendiği oğlu Umur Bey'e devretmiştir.
Anadolu beylikler dönemi, Aydınoğlu Mehmed Bey (Mübarizüddin Gazi Mehmed)
Aydınoğlu Mehmed Bey (Mübarizüddin Gazi Mehmed)
• Aydınoğlu Umur Bey (Gazi Umur Paşa) (D. 1309-Ö. 1348) (Aydınoğulları Beyliği/Faaliyet Süresi 1334-1348)
Türk denizcilik tarihinin en parlak, en agresif ve deha kabul edilen amirallerinden biridir. Henüz babasının sağlığında, Latinlerin kontrolündeki aşağı İzmir liman kalesini iki buçuk yıllık kuşatmayla ele geçirerek büyük ün kazanmıştır. Beyliğin başına geçtikten sonra Ayasuluk ve İzmir tersanelerinde devasa bir donanma inşa ettirmiştir. Ege adalarından Yunan ana karasına, Mora sahillerinden Karadeniz kıyılarına kadar uzanan 26 büyük deniz seferi düzenlemiştir. Bizans iç siyasetindeki taht kavgalarına doğrudan müdahale etmiş, müttefiki İoannis Kantakuzenos'un imparatorluk makamına oturmasını sağlamak için donanmasıyla Meriç Nehri ağzına kadar giderek Balkanlar'daki isyanları bastırmıştır. Onun Doğu Akdeniz ticaretini sarsan bu devasa deniz gücü karşısında Papa'nın çağrısıyla büyük bir Haçlı ittifakı kurulmuştur. 1344'te Haçlılarca işgal edilen aşağı İzmir kalesini geri almak için 1348 yılında yapılan kuşatmada, surlara tırmanırken atılan okların isabet etmesi sonucu şehit olmuştur.
Anadolu beylikler dönemi, Aydınoğlu Umur Bey (Gazi Umur Paşa)
Aydınoğlu Umur Bey (Gazi Umur Paşa)

Çağrı Bey'in ufkundan Sultan Alparslan'ın sarsıcı Malazgirt Zaferi'ne, denizlerde fırtınalar estiren Çaka Bey'den Bizans'ı haraca bağlayan Germiyan ve Aydın uç beylerine kadar her bir lider, bu topraklara silinmeyecek bir Türk mührü vurmuştur. Bu öncü beylerin ve Selçuklu sultanlarının Bizans surları dibinde açtığı alan, çok yakında tarih sahnesine çıkacak olan yeni bir gücün; dünya tarihinin en büyük imparatorluklarından birinin zeminini hazırlıyordu.

Anadolu beylerinin sınır boylarında başlattığı bu gaza ve yurt kurma ideali, Söğüt'te küçük bir kıvılcımla parlayacak ve yönetim bayrağını asırlar boyunca elinde tutacak tek bir hanedana devredecektir. Yazı dizisinin bir sonraki halkasında, beylerin bıraktığı bu mirası devralıp üç kıtaya yayılan bir cihan devletine dönüştüren, sarsılmaz bir merkezi otoriteyle dünyaya yön veren Osmanlı Padişahları'nın kronolojik serüvenine adım atacağız.